Takip Edin

Motor Kompresyon Kaçağının Sebepleri ve Islak Kompresyon Testi

(Kuru ve ıslak kompresyon testinin yapılışı)

Islak Kompresyon Testi Nasıl Yapılır ?
Yağ ile yapılan ıslak kompresyon testinin amacı, kompresyon kaçağının piston ve piston segmanlarından mı, yoksa supap sisteminden mi olduğunu belirlemek içindir.
Silindirler içerisine bir miktar (tatlı kaşığı kadar) yağ dökülerek yapılır. Silindir içerisine yağ dökülmesinin amacı, piston ve silindir arasında kalacak yağ sayesinde, piston kaynaklı kompresyon kaçaklarının en aza indirilmesidir, böylece pistondan kompresyon kaçağı olmadığı varsayılarak kompresyon testi yapılır ve sonuçlar bu şekilde yorumlanır.

Yapılışı kuru testteki gibidir, sadece ölçümden önce sökülen buji yuvasından tatlı kaşığı (yaklaşık 15 mililitre) kadar motor yağı dökülür ve test bundan sonra yapılır. Fazla yağ dökülürse, yağ hacim kaplayacağından basıncın olması gerekenden yüksek çıkmasına sebep olabilir.

Daha önce yapılan kuru kompresyon testinin ardından yapılan ıslak kompresyon testi sonuçları karşılaştırılıp değerlendirilir.

Her silindir için kuru ve ıslak test sonuçlarına bakıldığında; Kompresyon testinin sonuçları şöyle değerlendirilebilir.


Kompresyon Kaçağının Sebepleri ve Yorumlanması

Örneğin 1. Silindir için;

SUPAPLAR VEYA SİLİNDİR KAPAK CONTASI ARIZALI
Kuru test basıncı ile ıslak test basıncı arasında neredeyse hiç fark yoksa veya çok az fark varsa; bu durumda piston-piston segmanları-silindir (gömlek) sağlam demektir, o silindire ait supaplarda arıza veya silindir kapak contasının o kısmında yanma-sızdırma var demektir. Supaplar yanmış, aşınmış olabilir, supap yayı kırık-eğik olabilir, supap boşluk ayarı bozulmuş olabilir. Bu durum için supap arızası, silindir kapak contası arızasına göre daha olasıdır.

Supap arızası varsa, bunun en yaygın çeşitleri ise; supap boşluk ayarının bozuk olması, supapların yanmış olması, supap yaylarının eğilmesi-zayıflaması (supapları kapatamadan askıda bırakması) olabilir. Supaplarda yanma genellikle daha çok sıcaklığa maruz kaldığından egzoz supaplarında meydana gelir. Emme supapları dışarıdan hava girişiyle daha iyi soğuyabilmektedir.


PİSTON – PİSTON SEGMANLARI – SİLİNDİR (GÖMLEK) AŞINMASI
Islak test sonucuna göre 1. Silindirin basıncı kuru test sonucuna göre çok artmışsa, Örneğin 1 silindir: kuru test 100 psi, ıslak test 150 psi ölçülmüş olsun) basınç değerleri olması gereken normale değere gelmişse, bu durumda o silindirin supapları sağlam, silindir kapak contası sağlam; piston segmanları veya pistonlar veya silindir –gömlekte aşınma var demektir. Kompresyon piston silindir arasından kaçıyor demektir.


PİSTON DELİK
Nadir de olsa piston kafasında oluşabilecek bir delik, o silindir pistonunda kompresyon oluşmamasına sebep olabilir. Piston delinmesi, genellikle enjektörlerin sızdırma-damlatma yapmaları durumunda meydana gelir.

MOTOR SENTE ATLAMIŞ (SUPAP – EKSANTRİK ZAMANLAMASI BOZUK)
Islak test yapıldı ve tüm silindirlerdeki basınç, olması gerekenden düşük çıkıyor. Piston-segman-silindir aşınması yok, silindir kapak contası ve supaplar da sağlam; bu durumda eksantrik mili zamanlaması bozulmuş olabilir, yani motor sente atlamış olabilir. Sente atlamış motorda, piston üst ölü noktaya geldiğinde, supaplar tam olarak kapanmamış olacaktır, bu sebeple motorda tüm silindirler supaplardan kompresyon kaçıracaktır.


SİLİNDİR KAPAK CONTASI YANMIŞ
Kompresyon testinde basınç değerleri okunup yorumlandığında, özellikle yan yana olan iki silindirin basınçları düşükse ve bu basınç değerleri birbirlerine yakın değerlerdeyse, silindir kapak contasının bu iki silindirin olduğu yerdeki kısmı yanmış olabilir, böylece silindirin birinde oluşması gereken kompresyon (basınç), diğerine kaçıyor; yine aynı şekilde diğerinin ki de beridekine kaçıyor demektir. Bu kaçak silindir kapak contasından meydana gelmektedir.


SİLİNDİR KAPAĞI VEYA MOTOR BLOĞUNDA ÇATLAK VAR
Silindir kapağı veya silindir bloğunda (gömleklerde - silindirlerde) çatlak olması durumunda da kompresyon kaçağı meydana gelebilir, böyle bir durumda genellikle motor hararet yapar veya yağ eksiltir veya su eksiltir. Egzozdan beyaz veya mavi duman atabilir.
Devamını oku...

Motor Kompresyon Testi Nedir Nasıl Yapılır ? Kompresyon Kaçağı

(Motor kompresyon testinin yapılışı)

Motor Kompresyon Testi Nedir ? Kompresyon Testi Nasıl Yapılır ?
Kompresyon testi, motorun her bir silindirinde sıkıştırma zamanı sonucunda oluşan kompresyonun özel ölçüm aletiyle ölçülmesidir. 

Islak (yağlı) ve kuru olmak üzere iki test türü vardır. İlk ve yaygın olanı kuru testtir, daha sonra detaylı inceleme için ıslak test de yapılabilir.

(Bkz: Islak Kompresyon Testi ve Kompresyon Kaçağının Nedenleri - Yorumlanması)

Kompresyon Kaçağı Nasıl Anlaşılır ?
Aracın kompresyon kaçırdığı, motor gücünün azalmasından (çekişin düşmesi), yakıt sarfiyatının aşırı artmasından, motorun yağ yakmasından – yağ eksiltmesinden, egzozdan gri-mavi duman atmasından vb. anlaşılabilir.

Kompresyon Kaçağının Sebepleri Nelerdir ?
Bir motorda kompresyon kaçağı meydana geliyorsa, bu kaçak aşağıdaki sebeplerle meydana gelebilir;
*Piston segmanlarından ve/veya silindir gömlek aşınmasından
*Supaplardan (emme ve egzoz supaplarından; genelde egzoz supapları daha çabuk yanar)
* Silindir kapak contasından (silindir kapak contasının yanmış olması sebebiyle)
*Silindir bloğu veya silindir kapağında çatlak olması.
Bu sebeplerden biri veya birden fazlası aynı anda kompresyon kaçağına sebep olabilir.
Motor kompresyon testi sırasıyla önce kuru kompresyon testi, daha sonra ıslak (yağ ile yapılan) kompresyon testi şeklinde yapılır.



Motor Kompresyon Testi Nasıl Yapılır ?  (Adım adım motor kompresyon testinin yapılışı)
Bu kısımda benzinli motorda kuru kompresyon testinin yapılışı anlatılmıştır.

*Motor çok soğuk ve çok sıcak olmamalı, birkaç dakika çalışmış ılık motor sıcaklığı veya normal çalışma sıcaklığı uygundur, yoldan gelinmişse motorun yaklaşık 1 saat dinlenmesi-biraz soğuması beklenir.

*Bujilerin etrafında toz-kir varsa temizlenmeli (bujiler sökülünce silindir içerisine pislik düşmesin)

* Motorun ateşleme ve yakıt enjeksiyonu yapması engellenmeli; ateşleme bobinin kablosu çıkarılmalı, eğer kalem bobin varsa soketleri çıkarılmalı. Motora yakıt beslemesinin kesilmesi için yakıt pompasının sigortası veya rölesi sökülmeli. Daha sonra marşa basılarak motorun çalışmadığı gözlenmeli.

* Tüm bujiler buji lokmasıyla sökülmeli.

* Kompresyon test cihazının bağlantı ucu, 1. Silindirin (krank kasnağı tarafındaki ilk silindir) kapağındaki buji yuvasına takılır ve elle sıkılır.

* Bir kişi şoför mahalline geçip marşa basar, gaz pedalına sonuna kadar basar (gaz kelebeği sonuna kadar açık olmalı) ve birkaç saniye, motor en az 4 çevrim, yani 4 kez sıkıştırma yapacak kadar ve manometrenin ibresi artık daha fazla yükselmeyinceye kadar) döndürülür.

*Test cihazının manometresinde, basınç ibresinin en fazla çıktığı miktar okunur ve kayıt edilir. Basınç birimi psi veya bar olacaktır (1 bar = 14,5 psi). Bu, o silindirin kompresyon basıncıdır. Sırasıyla tüm silindirler için aynı işlem tekrarlanır.


kompresyon testi nasıl yapılır
(Kompresyon testinin yapılışı)


Kompresyon testi sırasında, test aletinde okunan değer yaklaşık 8-12 bar (110-175 psi) civarındadır ( bu değer motora göre değişir). Sırasıyla 4 silindir için ayrı ayrı yapılan test sonuçları arasındaki %20 - %25’i geçmemelidir (bu yaklaşık 2-3 bar basınç farkı demektir), diğerlerinden %20-25 daha düşük basınç okunan silindirlerde kompresyon kaçağı var demektir.

Kompresyon değerleri için, motor üreticileri tarafından belirtilmiş minimum bir katalog basınç değeri varsa, ve bu test sonucunda herhangi bir silindirin basıncı o değerden düşük kalıyorsa, bu yine bir arıza olarak yorumlanabilir.

Kuru kompresyon testi sonuçlarında, tüm silindirler için ölçülen basınç değerleri bir birine eşit veya çok yakınsa, o motor için olması gereken yeterli basınç değerlerini de sağlamışsa motor sağlam ve kompresyon kaçağı yok demektir. Bu durumda ıslak test yapmaya gerek yoktur.

Kuru kompresyon testi sonucu bir veya birden çok silindirde kompresyon kaçağı olduğu tespit edilirse, daha iyi arıza teşhisi yapabilmek için ıslak kompresyon testi yapılabilir, veya çeşitli gözlemlerle arıza teşhisi yapılabilir.

Eğer kompresyon testi sonucunda ölçülen basınç değerleri arasındaki fark limit değerleri aşıyorsa veya tüm silindirlerdeki basınç değeri olması gerekenden düşük çıkıyorsa, sebepleri aşağıdakilerden biri veya birkaçı olabilir:

*Supaplar erimiş-yanmış veya arızalı veya supap ayarı bozuk
*Silindir kapak contası arızalı-yanmış.
*Arızalı-aşınmış piston segmanları

*Aşınmış silindir ve pistonlar

(Kompresyon test sonuçları)

Dizel Motor Kompresyon Testinin Yapılışı
Dizel araçlarda kompresyon testi kiti daha karmaşıktır, test cihazı genellikle kızdırma bujisi yuvalarına bağlanarak yapılır (ya da enjektör yuvalarına). Dizel motor kompresyon testlerinde kesinlikle benzinli motor kompresyon test cihazı kullanılmaz, dizellerin sıkıştırma oranı fazla olduğundan, oluşacak basınç da çok fazla olur, benzinli için olan cihazın gösterge aralığı ve fiziksel yapısı buna yetmez, kaza-yaralanma olabilir.

Dizel motorlarda kompresyon basıncı genelleme yapılarak söylenirse 350 – 500psi (24-35 bar) civarındadır. Kompresyon test basıncı 270psi – 18 bar değerinin altına düşmemelidir. Ayrıca silindirler arası kompresyon basınç farkı 75 psi - 5 bar’dan fazla olmamalıdır.

Dizel araçlarda mazot (aslında bir çeşit ince yağ) kullanıldığı için ve yanma odasında yağa ile olarak mazotun da yağlama yapması sayesinde, piston-segman-silindir aşınmaları; benzinli motorlara nispeten daha az olur.
Devamını oku...

Egzozdan Siyah - Beyaz ve Mavi Duman Gelmesinin Sebepleri


Egzozdan siyah duman çıkmasının sebebi nedir ? Dizel araç neden siyah duman atar?

Aracın egzozundan çıkan dumanın rengi bize motorun arızası ve çalışması hakkında bazı bilgiler verir.

Tüm sürüş koşulları ve motor devirlerinde aracın egzozundan sürekli siyah duman çıkıyorsa, motor zengin karışımla çalışıyor demektir. Yani yanma odasına olması gerekenden daha fazla yakıt giriyor demektir. Bu durumda enjektörleri kontrol etmek gerekir. 

Motorun zengin karışımla çalışması, çok faza HC (hidrokarbon – is - kurum) emisyonuna sebep olacaktır, bu durum katalitik konvertörün zarar görmesine-tıkanmasına sebep olabilir. Bazen de motora uygun miktarda yakıt gönderilmesine rağmen, yeterince hava (oksijen) alınamıyor olabilir, bu durumda da zengin karışım (az hava-fazla yakıt) meydana gelir ve egzozdan siyah duman atabilir.

Yakıt sisteminde, yakıt geri dönüş hattında tıkanıklık olması, enjektörlerin arızalı olması, sızdırma-damlama yapması, silindir supap mekanizmasının kurum bağlaması gibi durumlarda motor  siyah duman oluşur.

Enjeksiyon sistemine bakım yaptırılması, karbon temizliği (carbon clean) yapılması sorunu çözebilir.

Dizel araçlarda zamanla supaplarda, enjektörde, yanma odasında (piston kafasında), emme ve egzoz kanallarında, egr valfinde, kurum bağlama (karbon-is birikimi) meydana gelmektedir. Karbon temizleme işlemi özel sıvı ve temizlik kitleriyle hem özel hem yetkili servislerde yapılabilmektedir. Temizlik sonrası performans ve yakıt tüketiminde iyileşmeler görülmektedir.

Karbon temizliği hem dizel hem de benzinli araçlarda yapılmaktadır.

Egzozdan Mavi Duman Çıkmasının Sebebi Nedir ?  Egzozdan Neden Mavi-gri Duman Çıkar ? 

Motor yağ yaktığında, egzozdan gri-mavi renkte duman çıkar.

Motorun yağ yakmasının temel sebepleri;
*Piston yağ segmanlarının aşınmış olması silindir duvarlarındaki yağı sıyırmaması, böylece silindir duvarında kalan yağın, yanma sırasında yakıtla beraber yanması. Piston segmanlarının ve silindir duvarlarının aşınmış olması, motorun üfleme yapmasına sebep olur.

*Silindir kapağında supap sistemindeki arızalardır. Supaplar silindir kapağı içerisinde çalışırlar ve sapları supap keçesinin içerisinde aşağı-yukarı hareket eder. Supap keçeleriniz ezilmesi-yırtılması  ve sızdırmazlık özelliğinin kaybolmasıyla, külbütör kapağındaki motor yağı, silindirlerin içerisine sızar ve motor yağ yakar. Supap sapı ve supap kılavuz delikleri (supap gaydı) arasındaki boşluk aşınmadan dolayı artmışsa, bu boşluklardan da motor yağı silindir içerisine sızabilir, motor yağ yakar.

* Silindir kapak contasının yanması sonucu, yağ kanallarındaki yağ, yanma odasına geçebilir ve motor yağ yakar.  Silindir kapak contası yanmasının diğer belirtileri; su kanallarındaki (Ceketler) suyun yanma odasına akması ve beyaz duman atması, motorun hararet yapması, motor gücünün çok azalması vb. dır.

*Turbo şarjda, turbo mili yataklarının veya burçlarının bozulmasıyla, turboyu yağlayan motor yağının emme manifoldu veya egzoz hattına sızması sonucu da egzozda gri-mavi duman oluşabilir.

* Karter havalandırma sistemindeki pcv valfinin kapalı konumda sıkışıp kalması da egzozdan mavi-gri duman çıkmasına sebep olabilir.


Egzozdan Beyaz Duman Çıkmasının Sebebi Nedir ? (Egzozdan Beyaz Duman Atması)
Aracın egzozundan beyaz duman çıkıyorsa, motor yanma odasına su giriyor demektir. Silindir kapak contasının yanlış takılmış olması veya contanın yanmış olması veya contanın kısmen bozulmuş olması, su ceketlerinde (silindir kapağı ve motor bloğu su kanallarının birleşim yerlerinde) dolaşan suyun, yanma odasına geçmesine sebep olur. Bunun dışında motor bloğunda veya silindir kapağında oluşabilecek bir çatlak da suyun veya yağın yanma odasına sızmasına sebep olabilir. Bu ciddi ve masraflı bir arıza olacaktır.


Not: Soğuk kış günlerinde sabah ilk çalıştırmalarda egzozdan beyaz duman çıkması normaldir.

Devamını oku...

Supap Erimesi Nasıl Anlaşılır ? Supap Arızası ve Kontrolleri

 
(Supap sistemi)

Supap Nedir ? Görevleri Nelerdir ?
Supaplar, eksantrik milinin hareket ettirmesiyle açılıp kapanan, silindirlere temiz havanın girmesini ve egzoz zamanında da silindirlerden yanmış gazların çıkmasını sağlayan, genellikle çelikten (titanyumdan veya magnezyum alaşımdan) yapılmış parçalardır. Günümüz 4 silindirli motorlarında, 16 supap (16 valf : 16V) bulunur, her bir silindirde 4 supap, 2’si emme supabı, 2’si egzoz supabıdır.

(Supap kısımları: supap tırnak yuvası, supap sapı, supap oturma yüzeyi, supap tablası)


Supap Yanması – Supap Yanması- Supap Aşınması ve Supap Kaçırması
Supap erimesi nasıl anlaşılır ? Supap Arızası Belirtileri: Motor supapları eridiğinde motor kompresyon kaçıracaktır, çekişi düşecektir, yakıt sarfiyatı artacaktır, motor rölanti devri düzensizleşecektir, hızlanmada kesiklikler ve gaz yememe sorunu meydana gelecektir.

Özellikle lpg'li araçlarda alev sıcaklığının daha fazla olması sebebiyle supap erimesi daha sık görülmektedir. Bu durumda supaplar set olarak değiştirilir. Bunun dışında lpg'li araçlarda yaklaşık 30.000 kilometrede bir supap ayarı yapılması gerekebilmektedir. 

Supaplarda Kontrol Edilmesi Gereken Kısımlar
Motor supaplarının sökülüp temizlenmesi ve kontrol edilmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

Supap tablasının (supap kafasının) kalınlığı kontrol edilmelidir. Zamanla aşınan ve incelen (eriyen) supap tablasının sıcaklığa dayanımı azalır, bu durumda kısa sürede yanabilir.
Motor silindir kapağında emme ve egzoz supapları bulunur. Egzoz supapları daha fazla sıcaklığa maruz kaldığından dolayı, daha fazla aşınırlar, daha fazla incelirler. Supap yanması meydana geldiğinde, bu supaplar genellikle egzoz supapları olacaktır. Supapların (egzoz) yanma-egzoz anında açık kalması, çok fazla ısınmalarına sebep olur, supapların açık kalma süresi arttıkça, çok ısınıp yanma eğilimleri de artar.

Eğer supap yayları eskimişse, supapların açık kalması süresi de bir miktar artacaktır.
Supap değişimi yapıldığında, set olarak tüm supaplar değiştirilir ve supap ayarı yapılır.
Supap tablaları yanma odasına açıldığından yüksek sıcaklıklara maruz kalırlar. Supaplarda (özellikle supap tablalarında) oyuk-çatlak-aşınma-yanma şeklinde supap arızaları meydana gelir.

(Yanmış-erimiş supaplar)

Supap oturma yüzeyi, supap kafasının silindir kapağına oturduğu konik yüzeyli kısımdır, bu kısım yanma odasının sızdırmazlığı (kompresyon oluşması) açısından çok önemlidir. Supap oturma yüzeyindeki oyukluk-aşınma veya yanma, silindirlerde kompresyon kaçağına, kötü yanma olayına, çekiş kaybına, kesik hızlanmaya, düzensiz rölanti devrine, vuruntuya, arıza lambasının yanmasına sebep olacaktır. Supap başının – oturma yüzeyinin aşınması durumunda supaplar değiştirilmelidir.

Supap sapının kalınlığı kontrol edilmelidir. Supap sapı incelmişse, supap sapının boyu da artmış olabilir. Bu durumda supap zamanlaması sapma yapacaktır, motorun çalışması etkilenecektir. Supap sapının kalınlığı bir den fazla noktadan ölçülmeli ve tolerans sınırlar içerisinde kalmalıdır.

Supap tırnak yuvalarının aşınması kontrol edilmelidir. Supap tırnakları, supap yuvalarına tam ve düzgünce oturmuş olmalıdır. Supap tırnakları, supap sapı ve supap yayını, supap yay tablasıyla birbirine bağlar. Supap tırnakları yerinden çıkarsa, supap sapını supap yayına bağlayan bağlantı kaybolmuş olur, bu durumda supap silindirin içine düşecek veya aşağıda kalacaktır. Bu durumda piston supaba çarpabilir ve büyük maliyetli arızalara sebep olabilir.

(Supap yayları; honda civic i-vtec supap sistemi)

Supap Yayı Arızası ve Supap Yaylarının Kontrolü
Supap yaylarının sağlamlığı; sertliklerinin özel alet ile ölçülmesiyle, supap boylarının (yük altında değilken) ölçülmesiyle, eğikliklerinin (gönyeden kaçıklık) bir gönye ve düz zemin yardımıyla ölçülmesiyle kontrol edilebilir. Aşınmış veya sertliğini-esnekliğini kaybetmiş supaplar, özellikle yüksek motor devirlerinde o kadar hızlı çalışırlar ki (saniyede 30-40 defa açılıp kapanmak durumunda kalabilir supaplar ve yayları), kapanmaya fırsatları kalmaz, bu durumda havada asılı kalır, yani kapanıp açılamaz,  motorda kompresyon kaybı, çekişin düşmesi (güç kaybı) ve fazla yakıt sarfiyatı meydana gelecektir. Yanma odasının şekline göre, supaplar ve  pistonlara çok yakın çalışıyorsa, piston ÜÖN’ye geldiğinde kapanmamış supap tablasına çarpabilir, bu durumda büyük arızalar meydana gelebilir.


Devamını oku...

Benzin Nedir ? Oktan Sayısı Arttıkça Ne Değişir ?


Benzin Nedir?  
Benzin, hidrojen (H) ve karbon (C) atomlarından oluşan, ham petrolün rafine edilmesiyle elde edilen yakıt türüdür. Benzinin yapısında karbon ve hidrojen bileşenlerinin dışında, oktan sayısını belirleyen katkı maddesi, yanma ve depolama performansını iyileştirmek amacıyla bazı katkı maddeleri de bulunur.

Benzinin Özellikleri Nelerdir ?
Düşük buharlaşma derecesi sebebiyle, çok kolay buharlaşır (uçucudur) ve küçük bir kıvılcım, benzin buharının alev almasına, patlamasına ve yangın çıkmasına sebep olabilir. Yasal zorunluluklara uyulmalıdır.

Benzin oda sıcaklığında kolayca buharlaşabilmektedir, bu sebeple depolanırken kapalı ve güvenli bir kapta saklanmalıdır, hava alan bir kapta benzin zamanla kendiliğinden uçup bitecektir.

Benzin, motorine (mazot) kıyasla, daha ince, daha az yağlı, çok daha uçucu (kolay buharlaşan), daha fazla enerjiye sahip, daha az kükürt bulunduran, egzoz gazında daha az partikül ve azot oksit (NOX)oluşturan, ve daha temiz bir yakıttır.

Oktan Sayısı Nedir ? Oktan Sayısı Arttıkça Ne Değişir ?
Benzinli motorlar, ateşlemeli motorlar olarak da bilinir Yani hava-yakıt karışımı, sıkıştırma zamanında piston ÜÖN’ye  (üst ölü noktaya) ulaştığında (aslında ÜÖN’den hemen önce), sıkışır ve basınç ve sıcaklığı artar, bu anda buji kıvılcım çakarak karışımı yakar ve yanma-iş zamanıyla motor çalışmaya başlar. Bu, motorun normal çalışması durumudur.

Oktan sayısı, benzinin, basınç ve sıcaklık altında kendiliğinden tutuşması olarak tanımlanan vuruntuya karşı dirençli olma derecesini ifade eden bir sayıdır. Oktan sayısı yükseldikçe, benzinin kendiliğinden tutuşma eğilimi azalır, vuruntuya karşı daha dayanıklı hale gelir.
Oktan sayısı yüksek benzin, silindir içerisinde kendiliğinden kontrolsüz olarak tutuşma eğilimi düşük benzin demektir, bu istenen durumdur. Yüksek oktan, düşük vuruntu.

Oktan sayısı düşük benzin, silindir içerisinde kendiliğinden kontrolsüz olarak tutuşma eğilimi yüksek benzin demektir, bu istenmeyen durumdur. Düşük oktan, yüksek vuruntu.

Bununla birlikte, sürücüler “ben yüksek oktanlı benzin alayım aracımın performansı artsın” düşüncesine kapılmamalıdırlar, motor üreticisi kaç oktan benzin öneriyorsa, o benzin seçilmelidir. Motor üreticileri, yakıtın türüyle (oktan sayısıyla) uyumlu olarak motor tasarlamaktadırlar, bu sebeple aracın üreticisinin belirttiği oktan sayısına sahip benzini kullanmak doğru olacaktır. Araç için 95 oktan benzin tavsiye edilmişse, 97 oktan benzin kullanıp performansın artmasını ve yakıt tüketiminin düşmesini beklemek yanlış olacaktır, tam tersi durumla karşılaşmak olasıdır.

Örneğin üretici firma 97 oktan benzin önermiş olsun, bu araca 95 oktan benzin konulduğunda  araç çalışır ve genelde bir arıza oluşmaz fakat, performans kaybı yaşanacaktır. Daha düşük oktanlı benzini sürekli kullanmamak gerekir, bazı zaruri durumlarda oktanlı benzin kullanılabilir.

Benzinli motorların sıkıştırma oranları 10:1 veya 12,5:1 civarındadır. Düşük oktanlı benzin, yüksek sıkıştırma oranına sahip motorlarda kullanılamaz, yüksek sıkıştırma oranı demek, sıkıştırma zamanının sonunda daha yüksek sıkıştırma, daha yüksek basınç, daha yüksek sıcaklık demektir, bu şartlar benzinin daha buji ateşlemeden kendiliğinden tutuşma eğilimini arttıracaktır. Bu sebeple motorun sıkıştırma oranının, yanma odası tasarımının ve motor karakteristiğinin, kullanılan (önerilen) benzin oktan sayısıyla yakın ilişkisi vardır. Daha yüksek oktanlı benzinlerin kullanımıyla, daha yüksek sıkıştırma oranına sahip benzinli motorlar da yaygınlaşmıştır.


Vuruntu  ve Benzin Oktanı Arasındaki İlişki
Vuruntu; yanma odasında piston üst ölü noktaya (ÜÖN) yaklaşırken, henüz daha ulaşmadan, hava-yakıt karışımının yüksek basınç ve sıcaklığın etkisiyle kendiliğinden yanması durumudur. Vuruntu bir kontrolsüz yanmadır ve istenmeyen bir zamanda gerçekleşmektedir.

Piston henüz sıkıştırma için yukarı doğru (ÜÖN’ye) hareket ederken, bir anda erken gerçekleşen yanmayla (basınçla) tam tersi yönde itilmeye maruz kalır. Kontrolsüz yanma olan vuruntu durumunda; piston, silindir duvarına çarpar, tersi ve ani kuvvetlerle piston biyel yataklarına aşırı yük biner ve yataklar bozulabilir, motorun supapları zarar görür. Motor performansı düşer, yakıt sarfiyatı artar.

Vuruntulu çalışma, motorun titreşimli – darbeli çalışmasıyla, motor sesinin farklılaşmasıyla da anlaşılabilir. Günümüz modern araçlarda vuruntulu çalışma durumu, motor bloğunda bulunan vuruntu sensörü tarafından algılanır ve ECU (motor kontrol ünitesi) tarafından sürücü gösterge panelinden sarı renkli motor arıza lambasını (veya check engine) yakar, ayrıca ECU arıza hafızasına bu arıza kaydedilir.

Benzinin kimyasal formülü;  C8H18 olan izooktan ve kimyasal formülü  C7H16  olan heptan’ın karışımından oluşur.
C7H16  heptan’ın oktan sayısı 0 (sıfır)’dır.
C8H18 izooktan’ın oktan sayısı 100’dür.
Oktan sayısı, heptan ve izooktan karışımında, heptan içerisindeki izooktan’ın % (hacimsel yüzde olarak) miktarını verir.
Yani 97 oktan benzinin yapısı, %97’si izooktan ve %3’ü heptan’dır.
95 oktan benzinin yapısı, %95’si izooktan ve %5’ü heptan’dır.
İzooktan, vuruntuya karşı dirençli, kendiliğinden tutuşmaya eğilimi daha düşük bir yakıttır
fakat heptan, vuruntuya karşı dirençli değildir, kendiliğinden kontrolsüz yanma eğilimi yüksek bir yakıttır.

Benzinde belirleyici olan, izooktanın yüzde oranınıdır. Ayrıca eskiden oktan sayısını yükseltmek için benzinlerde kurşun kullanılırdı, Benzin içerisindeki kurşun, katalitik konvertörün çalışmasını bozmakta-tıkamakta, lambda sensörünün çalışmasını bozmakta ve çevreye zarar vermektedir. Bu sebeplerle artık günümüzde kurşunlu benzin satılmamakta, tüm istasyonlarda kurşunsuz benzin satılmaktadır. Eski tip motorlarda kullanılan benzindeki kurşun, supapları yağlayıp çalışmasını iyileştirmekteydi, günümüzde supap teknolojisi geliştirildi ve artık buna da gerek kalmadı.

Benzinde yakıt kalitesini iyileştirmek amacıyla onlarca katkı maddesi kullanılmaktadır. Oktan sayısını iyileştirmek amacıyla kullanılan önemli katkı maddelerinden biri de metil tert butil eter’ dir.

Yakıt istasyonlarında satılan benzin çeşitleri;
Normal benzin: 91 oktan. Günümüzde artık satılmamaktadır.
Süper-Kurşunsuz benzin: 95 oktan. Günümüzde kullanılır.
Bunun dışında Super plus 97-98 oktan kurşunsuz benzinler de satılmaktadır.

Oktan Sayısı Nasıl Ölçülür ?
Oktan sayısının hesaplanmasında,
Araştırma Oktan Sayısı (Research Octane Number – RON)
Ve
Motor Oktan Sayısı (Motor Octane Number - MON)
Yöntemleri kullanılarak, benzin pompalarında bulunan bu değerlerin ortalaması alınır.  Yani (RON + MON)/2


Devamını oku...

Direksiyon Sertleşmesi Neden Olur? Direksiyon Zor Dönüyor - Ağırlaştı


Direksiyon Zor Dönüyor – Direksiyon Sertleşmesi

Günümüz araçlarında kullanılan direksiyon sistemleri, direksiyonun döndürülmesini kolaylaştıran – yumuşatan ilave donanımlara sahiptir. Binek araçlarda en yaygın kullanılan direksiyon sistemleri;
-hidrolik direksiyon sistem ve
-elektrikli direksiyon sistemidir.

Direksiyon sistemindeki mekanik bağlantılarda meydana gelen bir arıza veya hidrolik – elektrikli direksiyon sisteminde meydana gelen bir sorun, direksiyonun aniden sertleşmesine (ağırlaşmasına), çok zor döndürülmesine sebep olabilir.


Direksiyon Sertleşmesi Neden Olur?

Direksiyon sertleşmesinin (zor dönmesinin) sebepleri şunlar olabilir;

* Ön lastiklerin havası basıncı azalmıştır, lastiğin biri inmiştir - patlamıştır veya lastik basınçları eşit değildir.

* Ön düzen ayarı bozuktur.

* Direksiyon bağlantı çubukları, levye kolları gibi parçalarda eğilme sıkışma olması.

* Direksiyon milindeki mafsalın bozulması sıkışması.

* Direksiyon rot kollarındaki rot başlarının aşırı sıkı olması, ayarsız olması.

* Süspansiyon sistemindeki parçaların (yay-amortisör-askı kolları (salıncaklar)-burçlar) sıkışmış olması, eğik yamuk olması (darbe vb. sebebiyle), sürtünerek çalışması. (yağlanabilir, gevşetilebilir, boşlukları ayarlanabilir).

* Direksiyon dişli kutusunun arızalanmış olması.

* Hidrolik direksiyonlu araçta direksiyon sertleşmesi varsa, hidrolik modül veya hidrolik pompa bozulmuş olabilir. Hidrolik pompa arızası bu konuda yaygındır, ayrıca hidrolik pompayı döndüren kayışın sağlamlığı ve gerginliği de kontrol edilmelidir.

* Hidrolik direksiyonda, hidrolik yağ azalmış-bitmiş olabilir. Kaputun altında hidrolik yağ kutusu vardır, buradan seviye kontrol edilebilir. Seviye azalmışsa, yağ kaçağı var mı diye kontrol edilmelidir.

* Kaster açısının fazla verilmiş olması.

* Amortisör arızalıdır.

* Elektrikli direksiyonlu araçlarda direksiyon sertleşmesi varsa, sigorta atmış olabilir, kablo kopması, soket çıkması gibi basit arızalar olabilir, elektrik motoru bozulmuş olabilir. Bazı elektrikli direksiyonlarda, sistem bazen geçici olarak takılı kalıp devreye girmemekte, gecikmeli olarak devreye girmektedir, böyle bir durumda aracı bir süre rölantide çalıştırmak ve yavaşça hareket ederek sistemin devreye girmesini beklemek işe yarayabilir.

Ayrıca duran araçta motoru devrini aşırı yükseltmek, aracı kesiciye sokmak gibi durumlarda direksiyon sertleşecektir, bir süre sonra kendiliğinden yumuşar.

Direksiyon sistemindeki mekanik, hidrolik veya elektronik sebeplerden kaynaklanan arızalar sonucu direksiyon sertleşmesinin çözümü için, araç lifte alınıp kaldırılmalı, tüm direksiyon – ön takım gözlemlenmeli, hareketli parçaların serbestçe çalışabildiği kontrol edilmelidir.
Hidrolik direksiyonlu araçta, yağ sızıntısı var mı, hidrolik pompa çalışıyor mu, direksiyon silindirinden sızıntı var mı diye bakılmalıdır.

Elektrikli direksiyonda tüm elektrik hattı ve elektrik motoru kontrol edilmelidir.
Aracın ECU’sü diyagnostik cihazına bağlanıp, arıza hafızası okunmalı-kontrol edilmelidir.
Sorununu mekanik olduğu düşünülüyorsa, direksiyon dişli kutusu ile, direksiyon mili bir birinden ayrılmalı, direksiyon simidinin rahatça dönüp dönmediğine bakılmalıdır, böylece sorun direksiyon simidi – kolonu – mafsalı grubundan mı, yoksa direksiyon dişli kutusu ve sonraki parçalarda mı diye bir ayrım yapılabilir.

Devamını oku...

Direksiyon Boşluğu Nasıl Anlaşılır? Neden Olur Nasıl Giderilir?

Direksiyon boşluğu nedir?
Direksiyonun çok az miktar döndürülmesiyle, tekerleklerin bu dönüş miktarına cevap vermesi arasındaki paydır. Bu çok az direksiyon boşluğu normalde istenen bir durumdur. Direksiyonun aşırı hassas dönüş hareketlerini tekerleklere iletmesi, sürüş güvenliğini azaltır. Bununla birlikte, direksiyon boşluğunun fazla olması da sürüş güvenliğini azaltır, aracın yolda gezmesine sebep olur, sürücünün düz gidebilmesi için sürekli direksiyonu sağa-sola döndürmesi gerekir. Çok eski araçlarda bu durum gözlemlenebilir.

Direksiyon Boşluğu Nasıl Anlaşılır?
Direksiyon boşluğunun artmasının en temel belirtileri, aracın yolda giderken gezme yapması, aracı düz yolda tutmak için sürekli küçük direksiyon müdahaleleri gerektirmesi, direksiyonun titreme yapması, kasislerden geçerken direksiyonun titremesi ses gelmesi gibi durumlardır.

Direksiyon orta konumdayken direksiyon sağa-sola hafifçe yoklanır ve bu sırada tekerleklerin tepkisine bakılır, böylece boşluk olup olmadığı gözlenebilir – hissedilebilir. Fakat bu yöntem boşluk fazlaysa işe yarar, hassas tespit sağlamaz.

Direksiyon boşluğunun tam olarak hassas biçimde belirlenebilmesi için, araç bir ön düzen  ayar cihazına bağlanmalıdır. Ön düzen ayar cihazında, direksiyonun belirli açılarda döndürüldüğünde (örneği 20 veya 60 derece), tekerleklerin dönüş miktarı bilgisayarlı sistem tarafından algılanır ve ekrana yansıtılır. Böylece direksiyon boşluk miktarı ve arıza olup olmadığı belirlenebilir.

Bunu dışında araç lifte alınarak tekerleklerin elle sağa-sola döndürülerek, boşluk olup olmadığı gözlemlenebilir.

Tekerleği süspansiyon sistemine bağlayan bağlantılar, rotiller kontrol edilmelidir, boşluk – aşınma yapan parçalar ayarlanmalı – değiştirilmelidir.


Eğer aracın direksiyon sisteminde pitman (komuta kolu) varsa (binek otomobillerde yoktur), direksiyon orta konumdayken, tam sağ tur ve tam sol tur yapılarak, pitman kolunun eşit miktarda hareket edip etmediği ölçülür. Eşit değilse direksiyon bağlantılarında boşluk, direksiyon dişli kutusunda aşınma vardır.


Direksiyon boşluğu neden olur? (Direksiyon boşluğu artmışsa sebebi nedir?)
* Direksiyon simidinin ayarsız olması somunun gevşek olması.

* Direksiyon rot kolları ve rot başlarında aşınma, eskime, gevşeme.

* Direksiyon dişli kutusundaki boşluk-aşınma-ayarsızlık.

* Tekerlek bilyasının (yatağının) aşınması - boşluk yapması.

* Aks başlarının aşınması.

* Direksiyon mili üzerinde, direksiyon dişli kutusundan önce bir mafsal vardır, bu mafsalda aşınma-gevşeklik olması.

* Süspansiyon sistemi bağlantılarında; akson - amortisör direği bağlantısının gevşek olması, alt salıncak rotillerinin gevşek-aşınmış olması.



Direksiyon boşluğu nasıl giderilir?
Direksiyonun neden boşluk yaptığı, yukarı sayılan parçalar kontrol edilip belirledikten sonra, arızalanan, aşınan, eskiyen parçalar yenisiyle değiştirilerek veya gevşek bağlantı elemanları sıkılarak direksiyon boşluğu alınabilir.

Direksiyon Titriyor (Yolda Giderken Direksiyon Titremesi - Direksiyon Titriyorsa Nedeni Nedir?)

Araç yolda giderken direksiyonda titreşim, aracın sağa-sola sallanması (kafa sallaması yapması), bazen yukarı-aşağı sıçrama şeklinde titreşim yapması durumlarının sebepleri şunlar olabilir;

* Tekerlek (jant+lastik) balansı bozuktur. (balans ayarı yapılmalı)

* Lastikler eskimiştir, yıpranmıştır ve balans yapmıştır. (lastikler değiştirilmeli).

* Lastiklerin hava basınçları düşük veya eşit değildir.

* Direksiyon bağlantı mekanizmasında boşluk-gevşeklik vardır veya tam tersi çok sıkıdır.

* Süspansiyondaki yaylar çok yumuşaktır, yıpranmış-çatlamış veya kırılmıştır.

* Süspansiyondaki amortisör arızalıdır.

Direksiyon Tepmesi nedir?
Direksiyon tepmesi araç yolda giderken, yol yüzeyinin şeklinden kaynaklanan ve  tekerleği darbeli bir şekilde döndürmeye çalışan kuvvetin, aniden direksiyonu çevirmesi olayıdır. 

Direksiyonun tepmesini azaltmak için bazı araçların direksiyon bağlantı kollarına amortisör yerleştirilir. Bunun dışında binek otomobillerin hidrolik direksiyon sistemi, yoldan gelen bu direksiyon tepmesini azaltıcı bir etki gösterir.
Direksiyon ve süspansiyon sistemindeki yukarı sayılan arızalar, direksiyonun bu şekilde tepme yapmasına sebep olabilir.

Virajda Lastik Sesi Oluşması
Virajlara aşırı hızlı girildiğinde lastiklerin ses yapması normaldir. Bunun dışında normal kullanımlarda virajda lastikler ses yapıyorsa, lastiklerin hava basınçları düşük olabilir, lastikler kalitesiz olabilir, lastikler çok aşınmış olabilir (dengesiz aşınma da olabilir), aracın ön düzen ayarları bozuk olabilir.
Devamını oku...

Debriyaj Arızaları - Kavrama Sistemi Arızası Nasıl Anlaşılır? Arıza Belirtileri Nedenleri Çözümleri

debriyaj balatası debriyaj bilyası baskı
(Debriyaj bilyası, baskı plakası, kavrama diski - balata)

Kavramada Kaçırma Nasıl Anlaşılır? (Debriyaj Kaçırma Belirtileri)

Sanayide; kavrama,  baskı balata, debriyaj aynı anlamda kullanılmaktadır.

*Özellikle yokuşlarda araç dururken kaldırmaya çalışıldığında araç kalkışta zorlanıyorsa, yani motor dönüyor fakat araç ilerlemiyorsa, kavrama kaçırıyordur. Yokuşta aracı kaldırırken kavrama kaçırdığında,  hafif bir titreşim, motor devri düşmüyorken aracın hareket etmemesi, aracın geri kaçması, balatanın kaçırması sebebiyle (balatanın sıyırması) balata yanık kokusu gelmesi gibi durumlar, kavramanın kaçırdığını gösterir.

*Kavramanın kaçırdığını anlamak için sürücüler tarafından basit bir test de yapılabilir (baskı-balata testi). Araç duruyorken el freni çekilir, araç yüksek bir vitese takılır (3-4-5), bu durumda bir miktar motor devri arttırılarak, ayak debriyajdan yavaşça çekilir, araç kaldırılmaya çalışılır. Eğer debriyaj çekilirken motor devri düşüyor ve araç stop etme eğilimine giriyor ve stop ediyorsa, kavrama (baskı-balata) sağlamdır. Eğer ayak debriyajdan çekilirken motor devri pek düşmüyor, araç stop etme eğilimi göstermiyorsa, baskı balata kaçırıyor demektir.

*Araç viteste (2-3. Viteste) yokuş yukarı çıkarken aniden gaz verildiğinde, motor devri yükseliyor (araç bağırıyor) fakat hız artmıyorsa, kavrama kaçırıyordur.

*Debriyaj pedalı çok yukarıda kavramaya başladığında, kavramanın kaçırma eğilimi artmış demektir.

Baskı Balata (Kavrama) Kaçırmasının Sebepleri Nelerdir?
*Kavramanın (debriyajın) kaçırmasının en büyük sebebi,  debriyaj balatasının çok aşınmış veya bitmiş olmasıdır. Balata değiştirilerek sorun çözülmektedir, bu değişimde genellikle balatayla birlikte, balatayı volana bastıran baskı (baskı diski) de set olarak değiştirilmektedir.

*Debriyaj balatası yağlanmıştır, bu durumda balata değiştirilmelidir. Yağlanmanın sebebi araştırılmalıdır; şanzımandan ve volan tarafından (krank keçesinden) yağ geliyor olabilir.

*Debriyaj pedalı boşluk ayarı yanlış yapılmıştır ve bozulmuştur, bu durumda sürücü debriyaj pedalına basmamasına rağmen, sanki basıyormuş gibi; debriyaj bilyası, baskı plakasındaki ayırma parmaklarına baskı yapar, bu durumda balatayı volana iten kuvvet azalmış olur ve kavrama kısmen ayrılmış olur. Yani balata volanla birlikte dönmesi gerekirken, düşük baskı sebebiyle volanın üzerinde kayarak-sürtünerek çalışır, bu debriyajın kaçırması demektir. Bu durumda balata aşırı ısınır, aşınır hatta yanar. Değiştirilmesi gerekir.

*Baskı plakası, baskı yayları aşınmış olabilir, baskı parmakları eğilmiş-kırılmış olabilir. Bu durumda baskı-balata set olarak değiştirilmelidir.
(Not: Baskı balata değişiminde mutlaka volan yüzeyi kontrol edilmelidir, çizikler, eğiklikler (bombe) varsa taşlamaya gönderilmelidir. Çatlak-kırık vb olması durumunda volan da değiştirilmelidir. Bozuk yüzeyli volan, en kısa sürede tekrar debriyaj arızasına sebep olur)

*Debriyaj pedalı serbestçe çalışmıyordur, pedalın mekanik bağlantısında tutukluk vardır, geri getirme yayları çıkmış-kopmuş-eskimiş olabilir. Pedalın serbestçe çalışmasını sağlayan ve bağlantı elemanların kullanılan plastik-kauçuk burçlar da kontrol edilmeli, kırık-bozuksa değiştirilmeli, kurumuş-yağsız kalmışsa, gres veya SAE 10 numara yağ ile yağlanmalıdır. Pedalın tutukluk yapıp serbest çalışmaması durumunda pedal tam olarak serbest (yukarı) pozisyona gelemez ve yine kısmi debriyaj halinde kaçırma meydana gelecek, balata aşınacaktır. Debriyaj telli veya hidrolik kontrollü debriyaj olması fark etmez.

*Motor bağlantı kulaklarında kopma-gevşeme olması durumunda da kavrama kaçırabilir. Motor kulakları (takozları), motoru aracın gövdesine bağlayan kauçuk ve cıvatalı parçalardır. Bu parçaların bozulması motorun pozisyonunu değiştirir, motor(volan) ve kavrama tam olarak merkezlenmiş halde yani bir eksen üzerinde çalışır. Bozuk-kopan  motor kulakları sebebiyle, motorun konumu kayarsa debriyaj kaçırır.


Debriyaj Balatasının Aşındığı Nasıl Anlaşılır?
Yukarıda detaylı olarak anlatıldığı gibi, balata aşındığında (incelik çok az kaldığında) debriyaj kaçıracaktır. Aynı zamanda debriyaj kaçırdığında da balata daha çabuk aşınacaktır.

debriyaj bilyası baskı plakası kavrama diski
(Debriyaj bilyası, baskı plakası, kavrama diski - balata)

Debriyaj Balatasının Çabuk Aşınmasının Sebepleri Nelerdir?

*Sürücünün ayağını sürekli debriyaj pedalının üzerinde bekletmesi, kavramanın kaçırmasına ve bunun sonucu balatanın çabuk aşınmasına sebep olacaktır.

*Aracın sürekli dur – kalklı kullanılması, sürekli şehir içinde kullanılması.

*Aracın sürekli agresif-sportif kullanılması, sık sık hızlanma ve fren yapılması.

*Çok sık ve sert biçimde vites değiştirilmesi.

*Aracın patinaj yaptırılarak kaldırılması, yokuşlarda aracı kaldırırken uzun süreli debriyaj yapılması, aracı hafif yokuşta debriyajda (yarım kavrama pozisyonunda) bekletmek.

*Volan yüzeyinin pürüzlü, çatlaklı veya çapaklı olması. Balata sürtünürken aşınmayı arttıracaktır.

*Balatalı diskin (kavrama diskinin) çarpık olması, baskı plakasının çarpık olması.

*Baskı plakasındaki baskı yaylarının zayıflamış olması. Bu durumda balatayı volana yeterince kuvveti bastıramayacak ve balata kaçıracak-sıyıracaktır, bunun sonucunda balata çabuk aşınır.

*Pedal bağlantılarının sağlam ve düzgün olmaması, pedal boşluk ayarının bozuk olması.



Debriyajdan Ses Geliyor - Kapma Yapıyor  (Baskı Balatadan Ses Gelmesi ve Aniden Kavraması)
*Debriyaj pedalı çubuk bağlantılarında tutukluk olup olması, debriyajın aniden kavrama yapmasına sebep olabilir. Bağlantı çubukları, burçlar, teller, yaylar kontrol edilmeli.

* Motor kulaklarında boşluk veya kırık olması (motor ve şanzımanın hizasının-ekseninin bozulması). Şanzıman ve motor bağlantısında, kavramanın tam olarak merkezlenerek takılması (merkezleme malafası veya klavuz mil ile) ve şanzımanın bağlantısının düzgün yapılması şarttır. Aksi halde ses ve kapma yapabilir.

* Debriyaj balatasının greslenmiş olması, balata yüzeyinin camlaşmış olması, kavrama diskinin (balataların üzerine perçinliği olduğu) yastık diskinin eğilmiş olması, balataların yastık disk üzerinde gevşemiş-boşluk yapması (perçinlerin kopması); debriyajın aniden kavrama – kapma yapmasına veya ses yapmasına sebep olabilir. Değiştirilmesi gerekir.

*Kavrama diskinin (balatalı diskin) göbeği frezelidir ve yine frezeli olan şanzıman giriş mili (priz direk mili) üzerinde, debriyaj pedalına basılıp-bırakılınca, ileri-geri hareket eder, böylece volana bastırılır (kavraşma) veya ayrılır (debriyaj). Yani balatalı disk (kavrama diski), vites kutusu giriş mili üzerindeki frezeli kısımda serbestçe ileri-geri hareket edebilmelidir. Eğer bu kısım yağsız kalmışsa veya bir sıkışma olmuşsa, hareket kısıtlanır veya tutukluk yapar, bu da debriyajın tutukluk yapmasına, kalkışlarda aracın aniden ileri atlama yapmasına sebep olur.

(Hidrolik Kumandalı Debriyaj-Kavrama Sistemi (Debriyaj Teli Yok))

Debriyaj Ayırmıyor - Araç Vitese Zor Geçiyor - Vitese Geçerken Ses Yapıyor

Bir aracın debriyajının tam ayırıp ayırmadığını anlamak için, aracın vitesini boşa alın ve rölanti devrini devir saatinden okuyun, daha sonra debriyaja basarak aracı 1. Vitese alın, ve bu haldeyken rölanti devrinin düşüp düşmediğine – dalgalanma yapıp yapmadığına bakın. Eğer araç viteste ve debriyaja basılıyken devir düşüyorsa, debriyaj-kavrama tam ayırmıyor demektir.

Bir araçta vites geçişlerinde (tüm viteslerde) zorluk yaşanıyor ve ses geliyorsa, bunun sebepleri;
-şanzıman yağı bitmiş-bozulmuştur.
-debriyaj tam ayırmıyordur.
-debriyaj bilyası bozuktur.

Eğer sadece belirli viteslere zor geçiyorsa (1-2 veya 3-4 gibi), diğer viteslere rahat geçiyorsa, bu durumda aracın debriyajında bir sorun yoktur, ilgili vitesin senkromeçlerinde arıza vardır, senkromeçin değişmesi gerekir.



Debriyajın ayırmama sebepleri nelerdir?

*Debriyaj pedal boşluk ayarı bozuktur, boşluk çok fazladır,

*Hidrolik kontrollü debriyaj varsa (debriyaj teli yok), debriyaj hidrolik sistemi hava yapmıştır, havasının alınması gerekir. Hidrolik borularda yağ kaçağı olabilir. Hidrolik yağ deposunda yağ bitmiş olabilir. (bazı araçlarda fren hidrolik deposu ve debriyaj hidrolik deposu ortak tek bir kutudur)

*Hidrolik debriyajlı (debriyaj teli yok) araçlarda, bir merkez silindir (pedalın yakınında) ve bir de ayrıma çatalını hareket ettiren ayrıma silindiri (aşağıda şanzıman-motor bağlantısında) vardır, bu silindirlerden biri arızalı olabilir. Bazı araçlardaysa, ayırma silindiri yerine, hidrolik debriyaj bilyası kullanılır, bunlarda ayrıma çatalı yoktur, debriyaja basınca hidrolik silindirli debriyaj bilyası direkt baskı parmaklarını içeri bastırır ve kavramayı ayırır, bu parça da arızalanmış olabilir.

*Baskı plakasındaki ayrıma parmakları (diyafram yaylar) bozulmuş-kırılmış olabilir.

*Baskı plakası eğilmiş olabilir veya kavrama diski (balata) gevşemiş olabilir.

*Yine kavrama diskinin frezeli göbeği, priz direk milinin frezeli kısmı üzerinde tutukluk yapıyor (rahat kayamıyor) olabilir, bunun sebebi yağsız kalması veya frezeli yüzeylerin bozulmuş-eğilmiş-kırılmış olması olabilir. Yağsız kalmışsa yağlanır. Frezeli mil veya göbek, hangisinin frezeleri bozulmuşsa değiştirilmesi gerekir.

*Motor bağlantı kulağının kopması-çıkması.



Debriyajdan (Kavramadan) Ses Geliyor - (Debriyaj Bilyası Arızası)

Debriyaj sisteminden ses gelmesi durumunda ilk önce bakılması gereken nokta, sesin tam olarak hangi pozisyonda geldiğidir. Vites boştayken mi? Vitesteyken ve debriyaja basılıyken mi? Vitesteyken debriyaja basılmamışken mi? Tam olarak debriyaja basarken veya bırakırken mi ses geliyor? Bu sorulara göre cevaplar değişecektir.

Kavramadan gelen seslerin sebepleri şöyledir:

*Yolda giderken ses geliyor ve vites değiştirmek için debriyaj pedalına basınca ses kesiliyorsa; bu ses şanzımandan geliyordur, kavrama-debriyaj sisteminde bir sorun yoktur.

*Araç çalışmıyorken, debriyaj pedalına basıp bırakırken ses geliyorsa, bu ses pedalın mekanik bağlantılarından geliyordur, baskı-balatadan değil. Pedal bağlantılarındaki eğilmeleri, burçlardaki yağsız kalmaları, burçların sağlamlığını kontrol edin, gereken yerleri yağlayın.

*Araç çalışırken - yolda giderken, debriyaja basıldığında ses geliyorsa (ötme sesi gibi), debriyaj bilyası (debriyaj rulmanı) bozulmuştur. Debriyaj bilyası söküldüğünde, elle çevrildiğinde pürüzsüz ve sessizce dönebilmeli, böyle olmuyorsa yağlanmalı, yine de düzelmezse değiştirilmesi gerekir.

*Araç viteste, debriyaja basılı değil, yolda giderken baskı balatadan ses geliyorsa; kavrama diski frezeli göbeği veya frezeli priz direk milinin frezeli kısımları aşınmış olabilir. Aşınan parça değiştirilir.

*Kavrama diski (balatalı disk) üzerinde bulunan damper yayları kırılmış olabilir, kavrama diski değiştirilmelidir.

*Motor – şanzıman eksen kaçıklığı olması, motor kulaklarının kopması gevşemesi.

*Araç viteste, durur pozisyonda ve debriyaj pedalına basılıyken bir ötme sesi geliyorsa bu ses; priz direk milinin ucunun, volanın göbeğindeki yatağından geliyor olabilir. Volanın merkezindeki bu yatak yağsız kalmışsa yağlanır, burç bozulmuşsa burç değiştirilir.

Debriyaj Bilyası Neden Bozulur?
Debriyaj bilyasının en yaygın arıza sebebi, yağsız kalması ve aşınması veya ayağın debriyaj pedalının üstünde bekletilmesi sebebiyle ayırma yaylarına sürtmesi ve aşınmasıdır. Debriyaj bilyası arızalanırsa, pedala basınca ötme sesi yapar.

Debriyaj Pedalı Sertleşiyor (Debriyaj Pedalı Çok Sert)
Debriyaj pedalı sertleşip, basmak için normalden daha fazla kuvvet gerekiyorsa, sistemde bir sorun var demektir.

*Debriyaj pedalı bir yere takılıyor, sürtüyor olabilir,

*Debriyaj pedalı geri getirme yayları ayarsız-bozuk, plastik-kauçuk burçları bozulmuş, yağsız kalmış olabilir.

*Debriyaj pedalı teli paslanmış-sıkışmış-tutukluk yapıyor olabilir. Debriyaj teli değiştirilmelidir.
Hidrolik kontrollü debriyaj sistemlerinde, debriyaj teli yoktur. Hidrolik hortum ve silindirler vardır ve bu pedalın çalışması çok yumuşaktır. Hidrolik kumandalı debriyajda pedal sertleşmesi oluyorsa, hidrolik silindirlerde (ana silindir veya itici silindir) bulunan pistonlar sıkışmış olabilir.


Debriyaj Pedalı Titriyor (Debriyaj Pedalı Neden Titrer)
Debriyaj pedalına hafifçe basıldığında çok az bir titreşim hissedilmesi normaldir. Fakat titreşim fazlaysa bir arıza olduğu anlamına gelir. Arıza durumunda debriyajda titreme olayı klasik debriyaj telli araçlarda hissedilir, hidrolik kumandalı debriyaj olan araçlarda pedal titremesi olamaz, çünkü baskı-balatayla pedal arasında mekanik bir bağlantı yoktur, hidrolik basınçla kumanda edilir.

Debriyaj pedalı titreşiminin sebepleri şunlardır:
*Motor ve şanzıman aynı eksende değildir; motor kulakları kırılmış gevşemiş olabilir, şanzıman motor bağlantı civataları gevşemiş olabilir, baskı balata toplanırken merkezleme yapılmadan toplanmış olabilir. Eksen kaçıklığı giderilmelidir.

*Volanın yerine düzgün takıldığı, eğik-bükük-çizik olmadığı kontrol edilmeli. Volan yalpa yapmadan dönüyor olmalıdır. Aksi halde pedalda titreşim olur.

*Kavrama diski (balatalı disk) ve/veya baskı plakası çarpık olabilir.

*Baskı plakasındaki ayırma parmaklarının ayarsız olması, eğik olması, kırık veya çatlak olması gibi durumlar titreşimlere sebep olur.


Devamını oku...

En Yeni Konular

Yazılı içeriklerin kopyalanması ve başka sitelerde yayınlanması yasaktır.