Takip Edin

Maf Sensörü (Hava Akış Sensörü) Arıza Belirtisi Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?




Maf Sensörü (Hava Akış Sensörü) Arıza Belirtisi Nelerdir? Maf Sensörü Arızası Nasıl Anlaşılır?


Maf sensörü (hava kütle ölçer) arızalandığında;

* Motor rölanti devrinde dalgalanma (düzensiz rölanti)

* Motorun hızlanmada kesiklik yapması, zayıf hızlanma

* Motorun zor çalışması (motorun çalışmasına engel olmaz fakat zor çalışma görülebilir)

* Motorun zengin karışımla çalışmasına (yakıt artar, katalitik konvertör tıkanabilir, oksijen sensörü arıza lambasını yakabilir) sebep olabilir. Ya da fakir karışımla çalışmasına (yine motor arıza lambası yanabilir) sebep olabilir. Aşırı zengin karışım egzozda çiğ benzin kokusuna sebep olabilir.

* Bazı araçlarda maf sensörünün soketi çıkarıldığında motor stop etmektedir ve tekrar çalışmaktadır. Böylece  bağlantı kopmasından motorun çalışmayacağı sonucu da çıkarılabilir. Bazı araçlardaysa sinyal kesilse bile motor çalışmaya devam edebilir, ECU; hafızasındaki yedek verilere göre motoru sınırlı güç modunda çalıştırmaya devam eder. Bu durum ECU yazılımıyla ilgilidir.

(Not: Maf sensörü, hava akış ölçer, debimetre, hava akışmetre; tümü aynı parçanın farklı isimleridir)

Maf sensörü soketi çıkarılırsa (bağlantı koparsa) motor stop edecektir ve çalışmayacaktır.
Maf sensörü sağlam olmasına rağmen, hava emiş hattında (manifold ve hava emiş boruları vb.) hava kaçağı (vakum kaçağı) varsa, veya maf sensörü kirlenmiş – yağlanmışsa, veya hava filtresi tıkalıysa yine yukarıdaki arızaları gözlemlemek mümkündür.

Daha fazla bilgi için bakınız: MAF Sensörü Nedir Nasıl Çalışır?


(Maf sensörü ve ECU - Corolla dizel) 

Maf  Sensörünün (Hava Akış Sensörünün) Yapısal Özellikleri

Yeni nesil araçlarda, sıcak film tipli ve geri hava akışını tespit edebilen maf sensörleri kullanılmaktadır. Ayrıca emilen havanın sıcaklığını da maf sensörü ölçer.  Besleme voltajı 5 volttur fakat ısıtıcı devrenin besleme voltajı 12 volttur.

Emilen havanın sıcaklığını ölçen maf sensörü 5 pinli, sadece emilen havanın miktarını ölçen; sıcaklığını ölçmeyen tip ise 4 pinlidir.

Maf sensörü soket bağlantı  pinler:
1. Pin: Emilen hava sıcaklık sensörü (IAT sensörü) ucu
2. Pin: 12 volt + ısıtıcı besleme ucu
3. Pin: Şasi (eksi) ucu
4. Pin: 5 volt + Sensör referans besleme voltaj ucu
5. Pin: MAF sensörünün çıkış sinyal ucu


Maf Sensörü Arıza Kontrolleri

Bir multimetre (voltmetre) ile maf sensörünün sinyal çıkış voltajı ölçülüp kontrolleri yapılabilir.
Voltmetrenin + ucu, sensrün sinyal çıkış ucuna, eksi ucu şasiye tutulur.

Kontak açık, motor çalışmıyorken, sinyal çıkış voltajı: 5 volt
Motor rölantide çalışıyorken sinyal çıkış voltajı: yaklaşık 1 - 1,5 volt
Motor 3 bin – 4 bin devirdeyken yaklaşık: 1,5 – 2 volt
Motor çalışıyorken tam gaz (gaz kelebeği sonuna kadar açık) yapıldığında, sinyal çıkış voltajı yaklaşık 4,7 volt olmalıdır.


NOT: Firma katalog değerleri baz alınmalıdır.



Devamını oku...

Arabanın Rölantisi Neden Yükselir? Yüksek Rölanti Sorunu


Arabanın Rölantisi Neden Yükselir? Yüksek Rölanti Sorununun Sebepleri Nelerdir?

Günümüz benzinli ve dizel araçlarda motorun rölanti devri, motor ve çevre şartlarına göre sensörlerden gelen sinyaller temelinde, elektronik olarak Motor kontrol ünitesi (ECU) tarafından ayarlanır. Eski karbüratörlü (enjeksiyon sistemi olmayan) araçlarda rölanti devri, karbüratörün üzerindeki rölanti ayar vidasıyla ayarlanırdı. Artık rölanti devri için dışarıdan bir müdahale yapılamıyor, ECU otomatik olarak ayarlıyor.

Soğuk havalarda rölanti devrinin yükselmesi normaldir, hava ne kadar soğuksa rölanti devri o kadar yükselecektir, motor ısındıkça rölanti ideal devrine kadar düşer.

Arıza lambası yansa da yanmasa da ilk yapılması gereken işlem, aracı bilgisayarlı arıza test cihazına bağlatıp; arıza hafızası hata kodu okuma, motor parametrelerini inceleme işlemlerinin yaptırılması olacaktır. Bu, hızlı ve daha kesin teşhis koyma imkanı sağlar ve bunun sonucunda olası gereksiz maliyetlerden kaçınılmış olur.


Rölanti Devrinin Yüksek Olması ve Düşük Olmasının Sebepleri Nelerdir?


* Gaz kelebeği gövdesinde bulunan rölanti devri ayar mekanizması arızalıdır. Bu iki tipte olabilir;

a- Gaz kelebeği elektronik ise, rölantideyken kelebek açıklığını elektrik motoru ayarlar, bu kısım arızalı olabilir (yeni nesil araçlarda). Bu sistemde ayrıca bir rölanti valfi yoktur (buna gerek yoktur).

b- Gaz kelebeği gaz telli ise, gaz kelebeği gövdesinde bir rölanti kumanda valfi (rölanti valfi- isc valve) veya bir elektrik motoru, motor rölantideyken kelebek açıklığını ayarlar, bu arızalı olabilir.

Rölanti valfi, ayak gaz pedalından çekildiğinde yani gaz kelebeği kapalı pozisyondayken, motorun rölantide çalışabilmesi için gereken havanın miktarını ayarlar. Motor soğukken rölanti valfi hava geçiş kanalını daha fazla açarak motor rölanti devrinin yükselmesini sağlar, motor ısındıkça hava geçiş kanalı kısılır rölanti devri düşürülür. Rölanti devri ayrıca, klima ve yüksek akım çeken alıcıların açık olması durumuna göre de bu sistemle yükseltilir.

* Gaz kelebeği konum sensörü arızalıdır. Bu sensör arızalıysa, örneğin kelebek kapalı olmasına rağmen sanki açıkmış gibi sinyal gönderiyorsa, ECU; gaza basılıyor diye algılayıp rölanti ayarını yapmıyor olabilir.

* Hararet müşürü (su sıcaklık sensörü) arızalı olabilir. Rölanti devrinin ayarlanmasında en belirleyici bilgi su sıcaklık sensöründen alınır. Motor suyu sıcak olmasına rağmen, sensörden su soğuk sinyali geliyorsa, ECU motor devrini yükseltecektir.

* Gaz kelebeği gövdesi içerisinde, kelebek boğazının ve kelebeğin kendisinin kurum-yağ-is gibi maddelerle kirlenmesi, katman oluşması.

* Emme havası sıcaklık sensörü arızası. Emme havası sıcaklık sensörü, MAF sensörü varsa bu sensörle birliktedir, veya MAP sensörüyle birliktedir, veya ayrı bir sensör olarak bulunabilir. MAF sensörlü araçlarda çok yaygın olarak MAF (hava kütle ölçer-debi metre) ile aynı gövde içindedir.

* Hava emiş hattında; emme manifoldu, hava emiş borusu ve bağlı tüm hortumlarda vakum kaçağı olabilir. Tüm hortumlar, kelepçeler, contalar sızdırmazlık açısından kontrol edilmelidir.

* Karter havalandırma sisteminde; hortumlarda veya borularda veya valflerde bir arıza olması, rölanti devrinin bozulmasına sebep olabilir.


Not:  Klima açıksa motor rölanti devri yükselecektir, bu normaldir.
Devamını oku...

Araba Çalışmıyor-Marş Basmıyor-Yolda Stop Ediyor

 

Araba Marş Basıyor Çalışmıyor - Araç Marş Basmıyor- Araç Yolda Stop Ediyor Nedeni Nedir?


Motorun Çalışmamasının Nedenleri


Akü şarj durumu, röle ve sigortalar, ateşleme sistemi, yakıt sistemi tamamen düzgün çalışmasına rağmen, bu sistemler kontrol edildikten sonra halen daha motor çalışmama veya stop etme sorunu görülüyorsa, arızanın sebebi; motor elektronik sistemlerinden, sensörlerden (kaptörlerden), aktörlerden (aktivatörler-kumandalar(elektronik donanımlardan)) meydana geliyor olabilir.

* Kontak çevrildiğinde araç marş basmıyor: akü bitiktir, kutup başları gevşektir-oksit yapmıştır, marş şalteri bozuktur, marş motoru bozuktur.

* Kontak çevrildiğinde marş basıyor fakat motoru çok yavaş döndürüyorsa; akü zayıftır, kutup başları gevşektir, marş motoru arızalıdır (kömürleri bitmiş olabilir).

* Dizel araçlar marşa basıldığında marş alıyor fakat çalışmıyorsa; kızdırma bujileri-rölesi-sigortası bozuk olabilir.

Marş Basıyor Ama Araba Çalışmıyor veya Araba Yolda Stop Ediyor


Marşa basıldığında motor normal şekilde marş alıyor fakat çalışmıyorsa veya bir çok kez denemede çalışıyorsa veya motor soğukken çalışıyor sıcakken çalışmıyorsa veya motor yolda giderken stop ediyorsa aşağıdaki sebeplerden olabilir.

Yapılacak ilk iş iyi bir serviste aracı arıza test cihazına bağlatıp, arıza hafızasını okutmak ve motor çalışırkenki parametreleri kontrol etmek olmalıdır.

Yakıt Sistemi Arızası

* Motora benzin gelmiyor. Benzin bitmiş. Benzin pompası bozuk, veya benzin pompası elektrik hattındaki sigorta atmış, veya benzin pompası elektrik hattındaki röle bozuk, veya elektrik hattındaki kablo-soket bağlantılarında gevşeme-kısa devre-kopukluk olabilir.
Kontak anahtarını ON açık konuma getirdiğinizde aracı dinleyin, arkada benzin deposundan uğultulu bir ses gelecektir, bu benzin pompasının sesidir, bu ses gelmiyorsa pompa bozuktur. Benzin pompasının arızasını tespit etmek için araç bilgisayarlı arıza test cihazına bağlanıp, yazılımla sadece benzin benzin pompasına çalışma komutu verilebilir ve çalışıp çalışmadığı gözlenebilir (bu, her test cihazında yapılamayabilir, uyumlu cihaz olmalı).
*Benzin basıncı düşük değerdedir.

Ateşleme Sistemi Arızası

Motordaki bujiler çakmıyor, kıvılcım oluşturmuyorsa motor çalışmaz. Ateşleme yapıp yapmadığını kontrol etmek için sırayla sökülüp kıvılcım çakma durumu gözle kontrol edilebilir.



Krank Konum-Devir Sensörü Arızası

Motorun çalışmamasına sebebi genelde krank konum sensörü (üst  ölü nokta sensörü-devir sensörü) olabilmektedir.  Sensör arızası arıza lambası yakmayabilir, arıza kodunu hafızaya kaydetmeyebilir fakat yine de sorun bu sensörden olabilir. Bu durum hayalet arıza denen duruma bir örnektir.

Motor çalışmasını engelleyen veya stop ettiren diğer sensör ise krank mili konum sensörüdür.





Krank mili konum sensörün arızalı davranış biçimi; örneğin ısınınca veya soğuyunca direncinin değişmesi veya kontak yapması vb, motorun çalışma durumuna ve çevre şartlarına göre değişiyor olabilir. Bu sebeple ölçümlerde (oda sıcaklığında veya soğukken) sensörün direnç değerleri normal çıkıyor olabilir fakat ısınınca değerler sapıyor ve arızalı çalışıyordur, veya tam tersi durum.

Bazen sensörün montaj konumundaki çok küçük bir sapma bir gevşeklik, sensörün önüne bir parçanın gelmesi veya kir-toz-yağ gibi sebepler bile, sensörün çalışmasını engelleyebilir ve bu durum bazen ortaya çıkıp bazen çıkmayabilir.

Krank sensörü arızalı olduğunda yani doğru bir şekilde sinyal üretemediğinde, ECU (motor kontrol ünitesi)  ateşleme bobinlerinin çalışmasını durdurur. Bujiler sökülüp kontrol edildiğinde bujiler kıvılcım çakmadığı görülür, bu durumda hemen ateşleme bobinlerini değiştirme yoluna gitmek arızayı çözmeyecektir . Ya da tam tersi olarak ateşleme bobinleri arızalı olmasına rağmen, krank sensörünü değiştirmek yine yanlış bir yöntem olacak ve maliyeti arttıracaktır. Böyle durumlarda ustalık ve tecrübe ve iyi ekipmanlarla doğru kontrollerin yapılması  çok önemlidir.

Hava Kütle Ölçer – Maf Sensörü (Debimetre) Arızası

Hava kütle ölçer arızalı olduğunda motor çalışmayabilir. Bazı araçlarda debimetrenin soketi çıkarılınca motor stop eder ve bir daha çalışmaz. Fakat farklı ecu yazılımları ve stratejileri sebebiyle farklı modellerde bir maf sensörü arızasında hafızadaki veriler kullanılarak bir arıza modu çalışması görülebilir.

ECU Arızası (Elektronik Kontrol Ünitesi – Motor Kontrol Ünitesi)

ECU voltaj beslemesi düşük olabilir, ecu bağlantı kablolarında kopukluk-kısa devre olabilir, soketleri gevşek olabilir, veya ECU bozulmuş olabilir.
(Bkz: ECU)

Supapların Erimiş Olması veya Ayarsız Supaplar

Supaplar erdiğinde veya ayarı aşırı bozuk olduğunda, motor zaten sarsıntı çalışacak, yakıt çok artacak ve çekiş düşecektir. Böyle durumlarda araç kırmızı ışıklarda durduğunda stop edebilir. Bu ciddi bir arıza olduğundan kısa süre içerisinde giderilmelidir. Özellikle lpg’li araçlarda bu sorun daha sık görülür.

(Bkz: Supap Erimesi ve Supap Arızası)
Devamını oku...

Motor Arızası Rölanti Dalgalanması-Vuruntu- Düşük Çekiş

 

Motor Arızası - Motor Rölanti Dalgalanması Neden Olur? Aracın Çekişi Neden Düşer ? Vuruntu Sebepleri Nelerdir ?

Motorun rölantide düzenli ve vuruntu yapmadan çalışabilmesi için 3 temel şey gereklidir;

*Doğru hava yakıt karışımı (soğuk motorda zengin hava yakıt karışımı olmalı)
*Rölanti çalışması için yeterli motor devir hızı
*Yeterli ve zamanında ateşleme

Her şeyden önce akünün dolu olduğundan ve yeterli voltaj beslemesi yaptığından, elektrikli donanımları besleyen elektrik hattındaki sigorta ve röle arızası olmadığından emin olunmalıdır.

Motorun soğukken çekişinin düşmesi en temel sebebi yakıt enjeksiyon kaynaklıdır, motor normal çalışma sıcaklığına gelene kadar zengin hava-yakıt karışımıyla çalışmalı ve bu karışım hassas ve doğru olarak ayarlanmalıdır.

Bir motor arızasında ilk yapılması gereken işlem, iyi bir serviste aracı bilgisayarlı arıza test cihazına bağlatıp, arıza hafızası kontrol edilmeli, motor çalışırkenki parametreler okunmalıdır.

Bununla birlikte motor arızasında ilk kontrol edilmesi gereken sistemler: ateşleme sistemi (bobinler-bujiler), enjektörler, supap sistemi (supap ayarı, supap erimesi) ve aşağıda sıralanıp detaylandırılan parçalar-donanımlardır.

Çekiş Düşüklüğü - Vuruntulu Motor Çalışması - Dalgalı Rölanti Arızalarının Sebepleri:


* Ateşleme sisteminde arıza olması: Ateşleme bobinlerinin arızalı olması, bağlantı kablolarının ve soketlerinin arızalı olması, bujilerin arızalı veya tırnak aralıklarının arızalı olması, motorun vuruntulu-titreşimli ve güçsüz çalışmasına, hızlanmada kesikliğe, yüksek yakıt tüketimine sebep olacaktır.

Motorda bir silindirde ateşleme olmaması düzensiz rölantiye sebep olur, silindirlerde düzenli ateşleme ve yanma olup olmadığı; “güç dengesi” testiyle anlaşılabilir, bu işlem: direkt ateşlemeli motorlarda sırasıyla her bir silindire ait ateşleme bobini soketinin sökülmesiyle veya, elektronik ateşlemeli motorlarda; ateşleme bobininden gelen buji kablolarının buji kafalarından çekilmesiyle yapılır. Çekimden sonra motor sarsılıyorsa: iyi, o silindirde yanma-ateşleme var; çekimden sonra bir sarsıntı değişimi olmuyorsa: o silindirde ateşleme-yanma olmuyor demektir.

Ateşleme ve vuruntu ile ilgili daha fazla bilgi için bakınız:



Buji arızaları da düzensiz rölanti-düşük motor gücü-fazla yakıta sebep olur, daha fazla bilgi için bakınız:


* MAP sensörünün bozuk olması: Map (mutlak basınç sensörü) emme manifoldundaki basıncı ölçerek, motor yükünü ve ne kadar yakıt püskürtülmesi gerektiğini ECU’ye (motor kontrol ünitesine) bildiren sensördür. MAP sensörü arızalıysa motor düzensiz çalışır, yakıt çok artar, çekiş düşer. (Bkz: MAP Sensörü-Mutlak Basınç Sensörü)

* MAF sensörünün bozuk olması: MAF sensörü (hava kütle ölçer- debimetre), hava filtresi ile emme manifoldu arasında bulunur ve motora emilen havanın miktarını hesaplar, bu hava miktarına göre yakıt enjeksiyonu belirlenir. Bazı eski modellerde MAF sensörü yoktur ama MAP sensörü vardır ve bu görevi yerine getirir. (Bkz: MAF Sensörü-Debimetre)

* Oksijen (lambda) sensörünün bozuk olması: Egzoz gazındaki oksijen miktarını ölçerek; motorda yanan hava-yakıt karışımının ayarlanmasından ve düzenlenmesinden, bunun sonucu olarak da egzoz emisyonlarının sınır değerler arasında kalmasından sorumlu olan çok önemli bir sensördür. Motor ECU’sü; motorda hava-yakıt yandıktan sonra, egzozdaki çıktıya lambda sensörüyle bakar (dışkı testi gibi), çok mu hava gönderilmiş? Çok mu yakıt gönderilmiş? Ona göre ayarlayayım der. İşte oksijen sensörü bozuk olursa, yanlış bilgi gönderir ve ECU yanlış ayarlamalar yapar. Sonucunda motor çekişi düşer, yakıt artar.
Bazen oksijen sensörü arızalı değildir, fakat motorda anormal çalışmalar ve anormal hava-yakıt karışımının yanması sorunları meydana gelir, çekiş yine düşer, titreşimli-dalgalı rölanti olur, yakıt artar. Bu durumda da oksijen sensörü arıza lambasını yakar; bu durumda problemin neyden kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. (Bkz: Lambda-Oksijen Sensörü)

* Enjektörlerin bozuk –tıkalı olması, yakıt pompasının bozuk olması veya düşük basınçlı yakıt göndermesi, yakıt filtresinin tıkalı olması gibi sebepler, yakıtın yetersiz miktarda püskürtülmesine sebep olur, hava-yakıt karışımı bozulur. (Bkz: Benzin Enjektörleri)

* Vakum kaçağı: hava emiş hattında (emme manifoldu ve hava giriş borusu ve bağlı hortumlar) kaçak yoldan motora havanın girmesi durumu. Bu durumda MAP sensörü veya MAF (hava kütle ölçer- debimetre) sensörünün haberi olmadığı, ölçemediği hava, yanma odasına giriyor ve hava-yakıt karışımını bozuyor demektir. MAP ve/veya MAF sensörü, emilen havanın hesaplanmasından ve o hava miktarına göre enjeksiyon miktarının belirlenebilmesinden sorumludur. Dalgalı rölanti ve çekiş düşüklüğü görülebilir.  Motor sıcakken ve rölantide çalışıyorken arıza tamamen ortadan kalkıyor, sadece motor soğukkenki rölantide arıza gözleniyorsa, vakum kaçağı ihtimali elenebilir,  çünkü kaçak varsa motor sıcakken de çalışmayı bozmalıdır. (Bkz: Emme Manifoldu)

* Hararet müşürünün arızalı olması (soğutma suyu sıcaklık sensörü bozuk). Hava yakıt karışımı ve buji ateşleme avansı, motorun sıcak veya soğuk olmasına göre ayarlanıyor. Eğer motor su sıcaklık sensörü arızalıysa; motor soğukken sıcak diyor veya sıcakken soğuk diye sinyal gönderiyorsa ECU’ye, bu durumda ECU yanlış bir çalışma stratejisi izleyecek, motor tekleme-vuruntu yapacak, çekiş düşecek ve yakıt artacak. Üstelik bu arıza motorun hararet yapmasına ve büyük mekanik arızalara da sebep olabilir, çünkü radyatör fanının otomatik açılma zamanı bu sensörün sinyaline göre belirleniyor. (Bkz: Hararet Müşürü-Motor Su Sıcaklık Sensörü)

* Gaz kelebeğinin arızalı olması (Bkz: Gaz Kelebeği)

* Su soğutma sistemindeki termostatın bozuk olması yani motor soğukken bile açık pozisyonda kalması, motorun geç ısınmasına sebep olur. Bu durumda motor uzun süre zengin karışımla çalışmak zorunda kalır.

* Rölanti valfinin(ISV) arızalı olması: Daha çok eski model araçlarda gaz pedalı ile gaz kelebeği bağlantısı bir tel bağlantı ile sağlanır, bu araçlarda rölanti devrindeyken sürücü gaz pedalına basmazken gaz kelebeği açıklığının ayarlanabilmesi için bir elektrovalf veya elektrik motoru bulunur. Böylece rölanti motor devrinin ayarlanabilmesi için gerekli olan hava miktarı ayarlanmış olur. Bu parça bozuksa düzensiz rölanti ve soğuk motorun kesiklik yapması problemi görülebilir. 


Yeni nesil araçlarda gaz teli yoktur, gaz pedalı konumu sensörle algılanır ve gaz kelebeği açıklığı buna göre ayarlanır. Rölanti çalışmasında (gaz pedalına basılmıyorken), ECU kumandasındaki elektrik motoru gaz kelebeğini açar – kısar. Soğukken çok açar devri yükseltir, sıcakken kısar devri düşürür.

* Gaz kelebeği konum (pozisyon) sensörü arızası. Bu sensörün arızalı olması durumunda, Motor kontrol ünitesi (ECU), motorun rölantide mi değil mi olduğunu anlayamaz. Örneğin gaz kelebeği kapalıyken yani rölanti modundayken, sensör;  kelebeğin açık olduğu şeklinde yanlış bir sinyal gönderirse, ECU yanlış miktarda yakıt enjeksiyonu yaptırarak motorun kötü çalışmasına (dalgalı rölanti veya stop etme) sebep olabilir. (Bkz: Gaz Kelebeği Konum Sensörü)

* Kötü yakıt kullanılması, yakıt kalitesinin düşük olması, benzinin içerisinde pislik-su vb. olması. (Bkz: Benzin) (Bkz: Mazot)

* EGR (Egzoz gazı devirdaim) sistemi arızalı olabilir. EGR valfi bozulmuş olabilir, açık pozisyonda sıkışıp kalmış olabilir. (Bkz: EGR Sistemi)


ECU (Electronic Control Unit), elektronik kontrol ünitesi (motor kontrol ünitesi) arızalı olabilir. Motorun enjeksiyon ve ateşleme sinyalleri, zamanlamaları ve ayarlamaları motor kontrol ünitesi (ecu-ekü diye okunur) tarafından sağlanır, ecu arızalanırsa motor çalışması bundan ciddi olarak etkilenir, ecu’nun değiştirilmesi gerekir. (Bkz: ECU)
Devamını oku...

Honda Dizel i-DTEC Motor Özellikleri - Civic CR-V HR-V


Honda Dizel i-DTEC Motor Özellikleri - Civic CR-V HR-V


i-DTEC Nedir? 
Honda i-DTEC motor, honda’nın Earth Dreams Technology konseptiyle üretilen akıllı dizel motoru olarak açıklanabilir. 

Intelligent (i:akıllı)  dizel motor, yeni nesil direkt enjeksiyon sistemini ve değişken geometrili turbo şarjını ifade ediyor. Sınıfının en hafif dizel motoru olarak sunulmuştur. Hondanın kendisinin geliştirdiği dizel motor, civic, cr-v ve hr-v modellerinde kullanılmaktadır.

Honda’nın 1,6 dizel i-dtec motorunda; Common rail dizel yakıt sistemine sahip 4 silindirli motor var, motorda değişken kanatçıklı turbo beslemesi (4. Nesil Garrett turbo) bulunuyor. Turbo besleme basıncı 1, 5 bar olarak sağlanıyor ve basınçlı hava turbo şarj hava soğutma intercooler sistemi ile soğutulduktan sonra emme manifoldunda gönderiliyor. Turbo basıncı, turbo kanatçık açılarının elektronik olarak değiştirilmesi ile elektronik olarak hassas bir şekilde ayarlanıyor. Böylece turbo gecikmesi (turbo lag) en aza indirilirken, düşük-orta ve yüksek motor devirlerinde en ideal hava besleme basıncı sayesinde tork performansı geliştirilmiştir.

Honda i-dtec dizel motorda alüminyum motor bloğu ve silindir kapağı kullanılmış, motorun ağırlığı azaltılmıştır.

Hareketli motor parçaları yeniden düzenlenmiş ve mekanik sürtünmeler en aza indirilmiştir. Örneğin daha ince ve kısa piston etekleri kullanılması, krank mili ve eksantrik milinde yapılan iyileştirilmeler. Ayrıca hafiflik için silindir duvarı inceltilmiştir.

Yakıt enjeksiyon sistemine bakıldığında; common rail dizel yakıt sistemi ve bosch selenoid enjektörler kullanılmış. Yakıt basıncı 1800 bar’a kadar çıkıyor ve enjektörler tarafından hassas olarak dozajlanarak yanma odasına püskürtülüyor, böylece yakıt sarfiyatı ve emisyon değerleri azalıyor.

Egzoz emisyon sisteminde dizel partikül filtresi ve oksidasyon katalizörü bulunuyor. NOx (azot oksit) emisyonlarının düşürülmesi için motor EGR sistemiyle donatılmıştır.



(Honda civic 1.6 Dizel)


Honda’nın 2011 yılından beri ürettiği turbo şarjlı 1.6 litre dizel motoru, Honda civic 9. Nesil (10. nesil) kasalarda kullanıma sunulmuştur. Hatcback 5 kapı civic modellerinde dizel motor avrupa’da hali hazırda satıştadır.  

Türkiye’de 1,6 dizel motor HRV ve CRV modellerinde kullanıma sunulmuş durumda. CRV’de bu motordan 4000 devir 160 HP güç,  2000 devirde 350 Nm tork elde ediliyor.

Dizel Honda civic’de ise:
Maksimum motor gücü 120HP 4000 dev/dk.
Maksimum tork 300Nm 2000 dev/dk


Civic ve HRV modellerinde henüz otomatik şanzımanlı versiyonu bulunmuyor, 6 vites manuel şanzımana sahip.

Honda CRV dizel modelinde, otomatik şanzıman bulunmakta (9 ileri). Elektronik kontrollü 4x4 çekiş sistemine sahip.

Earth Dreams Technology Nedir ?

Honda’nın; daha az yakıt tüketimine sahip, daha az karbon salınımı yapan, daha çevreci yeni nesil motorlar  üretmek için geliştirdiği teknolojilerine verdiği genel bir isimdir.

Honda’nın yeni nesil motorlarına bakıldığında;

Benzinli motorlarda i-VTEC teknolojisi

Dizel motorlarda i-DTEC teknolojisi


Hibrit araçlarda IMA (Integrated Motor Assist-Entegre motor desteği) teknolojisi. Bu konseptte hem içten yanmalı motor hem de elektrik motoru beraberce aracın hareket etmesini sağlıyor.


(Honda CRV i-dtec dizel 1.6 çift turbo motor)
Devamını oku...

Motor Arıza Lambası Neden Yanar? Nasıl Söndürülür?



Motor Arıza Lambası Neden Yanar ? Nasıl Söndürülür ?


Motor Arıza Lambası Neden Yanar ?

Motorda ve bağlı sistemlerde bir arıza meydana geldiğinde, motor arıza lambası yanar, böylece sürücü bir sorun olduğundan haber edilmiş olur.

Motor arıza lambasını en sık yakan sensörler; genelde lambda (oksijen) sensörü veya vuruntu sensörüdür. Lambda sensörü daha çok yakıt-enjeksiyon ve hava-yakıt karışımı problemleri ve yanma verimi ile ilgili sorunlarda arıza lambasını yakar. Vuruntu sensörüyse daha çok ateşleme arızasıyla ilgilenir. Bu sensörlerin arıza lambasını yakması, sensörlerin kendisinin direkt arızalı olduğu anlamına gelmez, arızaya bir çok etken sebep olabilir. 

Arıza lambasının yanmasının sebebi onlarca sensörden birinin arızası sebebiyle (elektromekanik) olabileceği gibi, motor mekaniğinden (supaplar, piston-silindir, eksantrik mili vb.) kaynaklanan bir arızanın sonucu olarak da yanabilir. Araç; test cihazına bağlatılıp arıza hafızası okunmalıdır. 

Motor Arıza Lambası Nasıl Söndürülür ?

Arıza lambasını söndürmek için aracı bilgisayarlı arıza tespit cihazına bağlatıp, arıza hafızasını silme (resetleme) işlemi yapılmalıdır.  Arızanın silinmesi işlemi, arızanın kalıcı veya geçici olmasına göre değişir. Aşağıda bu ayrım ve söndürülme işlemi detaylı olarak anlatılmıştır.

Arıza Lambası -  Check Engine Light

Motorla ilgili olduğunda genelde sarı renkli motor şeklinde arıza lambası yanar. 
Arıza lambasına; MIL (Malfunction Indicator Light- Arıza Gösterge Işığı) da denir.
Bazen ikaz lambasında sembolün içerisinde "Check Engine" (Motoru kontrol et) şeklinde yazı olabilir.



Geçici Arıza: Bazen arıza, elektronik donanımdaki anlık bir temassızlık veya anlık bir durum sebebiyle yanar, arıza bir daha tekrar etmez, buna geçici arıza denir, bu arıza bilgisayarla (diyagnostik cihazıyla) silinmesi gerekir ve geri gelmez. Bazı modellerde ECU yazılımı sayesinde, bunun geçici bir arıza olduğu anlaşılır kendiliğinden söndürülür, bunun için ECU, motorun çalışmasını saat, devir sayısı, sefer-yolculuk sayısı bakımından takip eder; eğer tekrarlanmıyorsa arıza ışığını söndürür. Bazı araç modellerinde diyagnostik yazılımları daha arıza kaydını silerken bunun bir kalıcı arıza olduğunu belirtir ve silmeyi reddeder veya sildikten hemen sonra arızanın silinip silinmediğini test eder ve kalıcı arızaysa arızayı tekrar getirir.

Bazen anlık bir sorunu düzelttiğinizde arıza lambasını söndürürsünüz, örneğin; fren hidrolik sıvısı azaldı ikaz lambası yandı, tamamlarsınız söner veya depo kapağı tam kapanmadı ikaz lambası yandı, sıkarsınız bir süre sonra söner veya bir elektronik parçanın soketi çıktı, takarsınız söner.

Kalıcı Arıza: Bu arıza geçici olmayan ve halen devam eden (sürekli) bir arıza olduğu anlamına gelir, silinse bile geri gelir veya silinmesi reddedilir. Bunun anlamı şudur, arızayı tespit edip sorunu çözmeden bu arıza gitmeyecektir. Bu durumda önce arızalı donanıma tamir-değişim işlemi yapılır, daha sonra arıza hafızası tekrar silinir, normal olarak arıza hafızasının silinmesi beklenir, arıza tekrar gelmiyorsa sorun ortadan kalkmıştır fakat yine de mutlaka yol testine çıkılmalı veya motor arızanın tipine göre çeşitli durumlarda çalıştırılıp, arızanın geri gelmediğinden, arıza lambasının yanmadığından emin olunmalıdır.

Motor Arıza Lambasının Yanması

Motorda anormal bir durum veya arıza olması durumunda motor arıza lambası yanacaktır, motor arıza lambasını en sık yakan sensörler; genelde lambda sensörü veya vuruntu sensörüdür. Lambda sensörü daha çok yakıt-enjeksiyon ve hava-yakıt karışımı problemleri ve yanma verimi ile ilgili sorunlarda arıza lambasını yakar. Vuruntu sensörüyse daha çok ateşleme arızasıyla ilgilenir.

Motor Arıza Lambasının Yanıp Sönmesi

Sarı renkli motor şeklinde arıza lambası yanıp sönüyorsa, motorun çalışmasıyla ilgili ciddi bir problem var demektir, motor kontrol ünitesi (ecu) ışığı yakıp söndürürken, motoru arıza moduna geçirir. Arıza modu, motorun zarar görmemesi için ECU’nün kullandığı bir acil durum stratejisidir. Motorun çalışmasını düzeltmeye çalışır, bunu yaparken ateşleme avansını ve enjeksiyonu değiştirebilir, motor devrini sınırlar, motor gücünü sınırlandırır, gaz talebini ihmal edebilir. Bazen stop edip tekrar çalıştırmak bu moddan çıkmasını sağlayabilir. En kısa sürede servise gidilmesi gerekir.


Bilgisayarlı Diyagnostik (Arıza Tespit) Cihazı:  Her markanın kendisi için özel olarak yazılımını geliştirdiği, arıza kodlarının okunduğu, arıza kodunun yanında açıklamasının yer aldığı, arızaların olası sebeplerinin ve kontrol edilmesi gereken parçaların belirtildiği, hatta nasıl yapılacağını da içerebilen yönergelerin olduğu sistemdir. Araca kablosunun bağlantı ucu (OBD ucu) standarttır, soket yapısı her araçta aynıdır ama diğer her şey farklıdır.


Motor Arıza Kodları – EOBD - Arıza Teşhisi ve Diyagnostik

Motor arızalarında OBD – EOBD, Diyagnostik, Hata kodu, DTC, MIL, arıza lambası, check engine gibi kavramların ne olduklarına bakalım.

OBD: On board diagnose; araç üstünde arıza teşhisi veya göstergeneden arıza teşhisi anlamına geliyor, bu ilk olarak ABD’de otomotiv üreticilerine şart koşuldu,

E-OBD ise aynısının Avrupa versiyonu EOBD (Euro On-board Diagnose).
Sistemin mantığı; motorda bir arıza, anormal bir durum olursa ve bu egzoz emisyonlarını arttırırsa, sürücüyü uyarın ki, gitsin tamir ettirsin. Böylece motor arıza lambası kadranlarda yerini aldı.

Artık (OBD-2 veya EOBD ile) sadece motor-emisyon ilgisiyle değil, motor ve aracın tüm sistemleriyle ilgili bir arıza meydana geldiğinde, çeşitli ikaz ışıkları, yazılı mesaj uyarılarıyla sürücü bilgilendiriliyor. Böylece karmaşık sistemde hızlı ve net olarak teşhis yapılıp sorun giderilebiliyor.

DTC Nedir ?
Diagnostic Trouble Code'un kısaltılmış halidir, anlamı "arıza teşhis hata kodu" 'dur ve arıza tespit cihazıyla okunur.  
Örneğin P0420; katalitik konvertör arızasına işaret eden bir dtc kodudur, yani bir arıza kodudur. 


Devamını oku...

Oto Arıza Teşhisinin Önemi ve Arıza Tespit Cihazları

 

Oto Arıza Teşhisinin Önemi ve Arıza Tespit Cihazları

Artık bir elektronik makina haline gelen araç motorlarında, arızalar daha komplike ve tespiti daha karmaşıktır. Bir arızayla karşılaşıldığında, arızanın zamanında ve doğru olarak tespit edilmesi zaman ve para kayıplarını en aza indirmekte, arızanın yayılmasını engellemektedir.  Yanlış arıza tespiti yanlış parçanın değiştirilmesine, daha sonra arızanın tekrarlanmasına sebep olmaktadır. Bu durumda müşterinin aracı bir deneme tahtasına dönüşür, tamir maliyeti artar.

Motor elektroniğinin karmaşıklığına ve arıza teşhisinin zorluğuna örnek olarak;  fabrikadan yeni çıkmış sıfır kilometre ve henüz müşteriye satılmamış aracın haftalarca yetkili serviste çalıştırılamaması durumudur. Araçla ilgili tüm bilgiler, tüm teknolojik cihazlar, tüm arıza teşhis aletlerine rağmen, bazen hayalet arıza denen ve bir türlü teşhis edilemeyen arızalar olabilmektedir.

Aslında aracın üreticisi tarafından sağlanan ve o araçla ilgili tüm bilgileri- doğru arıza kodlarını- doğru tanımlamaları- arızanın nasıl giderilmesi gerektiğini işlem basamaklarıyla anlatan diyagnostik test cihazı, her şeyi oldukça kolaylaştırmakta ve hızlandırmaktadır. Fakat bu imkandan tüm oto tamirhaneler – özel servisler yararlanamazlar, bu ekipmanlar ya hiç verilmez, ya da çok pahalı olarak lisansları sunulur ve bu pahalılık sebebiyle özel servisler bu ekipmanları almazlar. Bu durumda özel servisler genellikle tüm markalar için ortak geliştirilmiş (üniversal)  "bilgisayarlı arıza tespit cihazları"nı (Diagnostics Scan Tool) kullanmaktadırlar;  Örneğin Bosch KTS, Delphi Arıza Tespit Cihazı ve daha bir çok çeşit marka cihaz piyasada kullanılmaktadır. 

Ortak arıza tespit cihazlarının en büyük eksiklikleri;

* Her markaya tam uyumlu çalışmamaları, 

* Araç cihaza bağlıyken; okunan aktüel değerlerin (parametrelerin) detaylı ve tümünün gösterilememesi. Örneğin: her bir enjektörün püskürtme süresi, ateşleme avans açısı, emilen havanın kütlesi vb.

* Araç cihaza bağlıyken, cihaz tarafından tüm donanımların çalıştırılamaması, çalışma testinin kapsamlı uygulanamaması.

* Arıza hafızasındaki hataların okunmasında, jenerik hata kodlarının tüm marka-model araçlar için uyumlu ve aynı anlamda olmaması.

* Bazı cihazların yanlış hata kodu vermesi.

* Bazı cihazların (eski tipler) sadece hata kodunu vermesi ve açıklamasını vermemesi.

* Arıların sebeplerinin neler olabileceğini, kontrol edilmesi gereken kısımlar ve sorun giderme adımlarını, ortak arıza tespit cihazlarının vermemesi.

 * Bazı cihazların aracın ECU'süne zarar vermesi.


Yanlış Arıza Teşhisinin Sebepleri

Motor elektroniği arızalarında sık karşılaşılan yanlış arıza teşhisi ve yanlış tamir-bakıım-parça değişimi sebebiyle yaşanan mağduriyetin sebepleri genel olarak şöyledir;

* Tüm araçlarda kullanılan adi-sıradan (üniversal) diyagnostik cihazları sebebiyle arıza kodunun yanlış okunması veya yanlış yorumlanması ve yanlış çözüm üretilmesi.

* Hiçbir şekilde arıza test cihazına bile bağlamadan  “ arıza şundan” denilip, deneme-yanılma yapılması ve gereksiz parça-işçilik maliyeti.

*  Servis çalışanının bilgisizliği.


Örnek arıza: motorun çekişi düşmüş, rölanti devri dalgalanıyor, yakıt sarfiyatı artmış.

Yanlış diyagnostik-teşhis yapıldığında:

* Oksijen sensörü anormal motor çalışmasını algılayıp motor arıza lambasını yakmış,  oksijen sensörü değiştirilmiş, hata silinip arıza lambası söndürülmüş, birkaç gün sonra araç sahibi tekrar aynı arızayla karşılaşıyor, sorun aslında ateşleme bobininden kaynaklanıyor.

* Bujiler değiştiriliyor, bobinler değiştiriliyor. Sorun aslında supapların erimiş olması.

* Bujiler, bobinler, maf sensörü değiştiriliyor. Sorun aslında oksijen sensörü.

* Örneğin bujilerden veya buji tırnak aralıklarının ayarsızlığı sebebiyle, katalitik konvertör arızalanmış. Bujilerin zamanında değiştirilmesi çok daha ucuz olacaktı ve konvertörü kurtaracaktı.

* Örneğin Krank sensörü arızalı olduğunda yani doğru bir şekilde sinyal üretemediğinde, ECU (motor kontrol ünitesi)  ateşleme bobinlerinin çalışmasını durdurur. Bujiler sökülüp kontrol edildiğinde bujiler kıvılcım çakmadığı görülür, bu durumda hemen ateşleme bobinlerini değiştirme yoluna gitmek arızayı çözmeyecektir . Ya da tam tersi olarak ateşleme bobinleri arızalı olmasına rağmen, krank sensörünü değiştirmek yine yanlış bir yöntem olacak ve maliyeti arttıracaktır. Böyle durumlarda ustalık ve tecrübe ve iyi ekipmanlarla doğru kontrollerin yapılması  çok önemlidir.



Devamını oku...

Otomotiv Teknolojisindeki ve Oto Servisindeki Gelişmeler


Otomotiv Teknolojisindeki ve Oto Servisindeki Gelişmeler - Sektöre Genel Bir Bakış


2000’li yıllardan itibaren çok büyük hızla gelişen elektronik ve bilgisayar sistemleriyle birlikte motorlu araçlarda da dönüşüm meydana geldi. Artık bindiğimiz araçlar birer elektronik alet gibi, biz kullanıyoruz ama onları elektronik sistemler çalıştırıyor ve bilgisayarlar (ECU-elektronik kontrol ünitesi) yönetiyor. Motor artık sadece mekanik bir donanım olmaktan çoktan çıktı, tamamen elektronik kumandalı hale geldi.

Eskiden benzin geliyorsa, distribütör ayarı yapıldıysa, buji çakıyorsa motor çalışırdı veya dizel motor kompresyon yapıyorsa ve mazot püskürtüyorsa motor çalışırdı, artık öyle değil.
Dizel motorlarda yakıt 2000-2500 bar basınçla, milisaniyelik sürelerde püskürtülüyor, üstelik bir yanma zamanında 5 kez püskürtme yapabilecek kadar hızlı. Bu, gelişmiş pompa, selenoid-piezo enjektörler ve yüksek kapasiteli işlemciye (cpu) sahip ECU sayesinde oluyor.

Benzinli araçlar artık, atmosferik hava beslemeli, emme kanalına 3-4 barlık benzin enjeksiyonlu motor konseptinin arızasız-sorunsuz serin sularından; turbo hava beslemeli ve direkt yanma odasına 120 bar basınçla benzin püskürtmeli, daha az yakan ve daha düşük emisyon değerlerine sahip yeni nesil benzinli motorların kızgın kumlarına geçiş yapmak zorunda kaldılar. Müşteri: “araba daha az yaksın” derken, devletler: “daha az çevreyi kirletsin (euro normları)” diyerek, teknolojinin de gelişmesiyle motorların gelişimini zorunlu kıldı.

Yeni nesil araçlarda bir çok elektronik kontrol ünitesi (ECU), elektronik donanımlar ve otomatik şanzımanlardakileri de eklersek yüzden fazla sensör (kaptör), onlarca elektronik donanım-kumanda (aktör), araçtaki tüm sistemleri yönetiyor, düzenliyor, çalıştırıyor. Egzoz emisyon normları, karbon salınımı ve tüketici beklentileri gibi sebeplerle daha az yakıt yakan daha az karbon salınımı yapan yeni nesil motorlar geliştirilerek sunulmaya devam ediliyor.

Daha düşük hacimli, turbo beslemeli, tüm donanımları elektronik sistemlerle donatılmış ve bilgisayar yazılımlarıyla (ECU) yönetilen içten yanmalı motorların hüküm sürdüğü yıllardayız. Gelecekte hibrit ve tamamen elektrikli araçların hüküm süreceği yıllara doğru yol alınıyor. Tesla model 3 elektrikli aracın daha satışa sunulmadan sipariş rekorları kırması bunu gösteriyor.

Motorlu araçlar elektronikleşip karmaşıklaştıkça, arızaların çeşitliliği ve onları çözmek de karmaşıklaştı. 90’ların oto tamirhane sahipleri yeni teknolojilere uyum sağlamakta zorlandı, uyum sağlayanlar kendini ve sistemlerini geliştirdi devam ediyorlar, uyum sağlayamayanlar ya dükkanı kapattı ya da mekaniker olarak devam etti; yürür aksam-fren-baskı balata-klasik  10 bin bakımı işleriyle sınırlı devam ettiler.

Mekaniker olarak kalanlar, bir elektromekanik alete dönüşen motorlu araçların dilinden anlamakta zorlanır oldu. Eskiden bir seri lamba ile, 12 voltla çalışan tüm elektrik tesisatında arıza bulunabilirken; elektronik donanım ve bilgisayar sistemleriyle donatılmış araçlarda bu yöntem işe yaramaz olmuştur. Elektronik donanımlar milivolt hassasiyetinde çalışmaktadırlar ve seri lamba yerine bilgisayarlı test cihazları veya an azından hassas şekilde kullanılabilen multimetre (avometre) olması zorunlu hale gelmiştir.

“Motor elektroniği” kavramı ortaya çıktı, artık yola elektromekanikerlerin liderliğinde devam ediliyor.

Yeni nesil otomobillerde – motorlu araçlarda, Motor ve tüm sistemler ECU’lerle yönetilir, ECU’ler CAN-BUS ismi verilen bir kablo ağıyla birbirine bağlıdır. Ayrıca tüm ECU’lere bir üniversal bağlantı noktasından (OBD soketi) bağlanılır, bu bağlantı bir el test cihazı veya üretici diyagnostik-arıza test yazılımına sahip bir diz üstü bilgisayar ile sağlanır.
EOBD-2 normuyla berber neredeyse tüm motor arızaları için özel olarak tanımlanmış “PXXXX” şeklinde rakamlardan ve harflerden oluşan arıza kodları kullanılmaktadır. 
Örneğin P0200:Enjektör arızası. 

Otomotiv üreticileri sundukları arıza test cihazlarıyla birlikte çok detaylı olarak;
*Arıza hafızası okuma
*Hata kodu belirleme
*Hata kodunun doğru olarak yorumlanması-tanımlanması
*Arızanın muhtemel sebepleri ( o araca özel)
*Arızanın nasıl giderileceği bilgisi (adım adım açıklama veya resimlerle gösterim veya videolu açıklama)
İmkanı sunmaktadır.

Oto servislerinin işlevselliğini, personel bilgi-tecrübesi ve alet-takım-anahtarlardan daha çok, bu dijital teknolojik donanımlar belirlemeye başlamıştır.

Yeni nesil otomobillerin teknolojik gelişimleri, servis – tamirhane aşamasını da büyük ölçüde geliştirmekte ve değiştirmektedir.
Devamını oku...

Arabayı Servise Götürmek - Nelere Dikkat Etmeli


Arabayı Servise Götürmek - Oto Servisinde Nelere Dikkat Edilmeli

Aracın en uygun maliyetle ve en doğru şekilde tamir edilebilmesi için, oto sahibi olarak dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

* Hangi oto servisine gidileceği belirlenmeli, güvenilir ve işini iyi yapan bir oto servisi seçilmesi ilk yapılacak iştir. Araç yetkili servise götürülmeyecekse, aslında en zor olan kısım da budur, bunun için çevrenizden bir tanıdığınızca iyi referansa sahip bir oto tamircisi-servisin tercih edilmesi uygun olabilir.

* Aracın arızasının doğru olarak ifade edilmesi, tam olarak hangi şartlarda arıza meydana geliyor detaylı olarak belirtilmesi gerekir.

Örneğin;  arıza hangi şartlarda meydana geliyor?

Sabah soğukken ilk çalıştırmada veya sıcakken,
Motor rölantideyken veya yükteyken
Araç dururken veya belirli bir hızda giderken
Araç vitesteyken veya boştayken
Belirli motor devri aralıklarında vb.
Bunun için en iyi yöntem servis çalışanıyla birlikte yol testine çıkmak ve bizzat arızanın yaşanmasını sağlamak en iyi yol olacaktır. Bu mutlaka talep edilmeli.

* Aracın motor elektroniği – sensör arızası meydana geldiğinde, motor arıza lambası yandığında, gidilecek serviste iyi bir arıza-diyagnostik test cihazı (mümkünse aracın orijinal arıza test cihazı) olması; tek seferde arızanın bulunması ve giderilmesi açısından çok önemlidir.  Bilgisayarlı arıza test cihazına bağlandıysa araç, mümkünse bu testin yazılı çıktısının alınması iyi olacaktır.

* Arıza izah edildi, arızanın ne olduğu tespit edildi ve sorunun x’den kaynaklandığı bilgisi alındı. İlgili parçanın fiyatı ve işçilik fiyatı sorulmalı. Araçta yapılacak her ön görülmeyen tamir-parça değişimi işlemi için oto sahibine telefon edilip onay istenmesi talep edilmelidir. Bilgi verilmeden araca müdahale edilmemesi istenmelidir.

* Parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil olup olmadığı en baştan sorulmalı, tüm işlemin sonunda tümünün faturası talep edilmelidir. Gerek görülürse veya tercih durumuna göre, yedek parça parçacıdan alınıp, özel serviste bu parçaların kullanılması sağlanabilir.

* Araç teslim alınırken, arızanın tam olarak giderilip giderilmediğinden emin olunmalıdır. Arızası giderilmemiş araç için ücret ödenmesi durumundan kaçınmak için, mutlaka servis çalışanıyla yol testine çıkılmalı. Arıza hangi şartlarda meydana geliyorduysa, gene aynı şekilde birebir o şartlar sağlanmalı ve araç o şekilde kullanılmalı, arızanın kesinlikle giderilmiş olduğundan emin olunmalıdır.

Arıza sabahları soğuk motorda ilk çalıştırmada meydana geliyorsa, araç gene soğuk motorla, gerekirse bir gün sonra sabah teslim alınmalıdır. Arıza motor sıcakken meydana geliyorsa ve motor yükteyken-zorlanırken meydana geliyorsa, yine o şekilde kullanımda test edilmelidir.

* Aracı hangi halde servise bıraktığınıza dikkat ediniz, nadir de olsa şikayet edilen arıza giderilmiş olsa bile kötü işçilik sebebiyle aracın sağlam bir kısmı bozulmuş halde teslim edilebilir. Aracın kaportasında ve iç döşemelerinde, itinasız davranışlar sebebiyle çizilme-kirlenme olmamalıdır. Bazı servisler aracı teslim alırken aracın fotosunu çekip teslim almaktadırlar, böylece çizik-kirlenme gibi şikayetle söz konusu olduğunda fotolar delil olarak kullanılır.

* Araç eğer tamirhanede kalacaksa, kilometresi alınmalıdır, servise tamir için bırakılan araçlara akşamları gezildiğine maalesef ki rastlanabilmektedir. Servis seçiminin önemi burada da karşımıza çıkmaktadır.

Aracın tüm bakım-tamir evraklarının düzenli bir şekilde saklanması, hem bir sorun olduğunda hem de aracın satışında gerekli ve faydalı olabilir.



Devamını oku...

Özel Servis (Sanayi) Mi? Yetkili Servis Mi? Farkı Nedir?




 Özel Servis Mi ?Yetkili Servis Mi ? Hangisi Daha İyi ? Farkları Ne ?

Tüm otomobil ve motorlu araç kullanıcıları, araçları satın aldıktan sonra tamir veya bakım amacıyla teknik servislere gitmek zorundalar. Burada iki seçenek karşımıza çıkıyor;

özel teşebbüsle oto ustaları tarafından işletilen “özel servisler – tamirhaneler”
Otomotiv üreticileri tarafından lisanslı olarak işletilen “yetkili servisler”.

yani sanayi mi yetkili servis mi ikilemi.

Arabayı Tamire Nereye Götürmeliyim ? 

Ülkemizde araçları servise götürme konusundaki temel eğilim şu şekilde; aracın garanti süresi boyunca yetkili servise, garanti süresi dolduktan sonra ise özel servise - oto sanayiye götürmek. Buradaki en temel faktör tabi ki yetkili servislerin özel servislere göre pahalı olması. Çoğu yetkili serviste 5 yaşından büyük araç görmek çok nadir, hepsi özel servise geçiş yapmış.

Arabayı hangi servise götürmeliyim sorusunun cevabı, garanti süresi sebebiyle yetkili servise gitme eğilimiyle birlikte, çok büyük ölçüde ister özel ister yetkili servis olsun; ustanın bilgisine, tecrübesine, iş etiğine, teknolojik donanımına bağlı olmalıdır. Öyle ki iki yetkili servis arasında bile arıza çözme-düşük maliyet-hizmet kalitesi açısından büyük farklılıklar olmaktadır.

Ayrıca eğer bir motor elektroniği arızasıyla karşı karşıyaysanız (sensör veya elektronik donanım arızası), arıza lambanız yanmışsa, gideceğiniz serviste tam donanımlı ve doğru arıza test cihazı (diyagnostik test cihazı-bilgisayarı) mutlaka olmalıdır. Bu, arızanınızın tek seferde ve doğru olarak teşhis edilmesini ve sorunun giderilmesini ve maliyetin düşürülmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Aracın arızası mekanik bir arıza ise, örneğin; baskı balata, fren balatası, periyodik bakım, yürür aksam tamiri, süspansiyon tamiri gibi, bu durumda işler biraz daha kolay ve daha az karmaşık olduğundan, kaliteli yedek parça kullanılması şartıyla, özel servislere gidilmesi mantıklı olabilir.

Motor elektroniği arızalarında, aracı doğru arıza test cihazına bağlatmak çok çok önemlidir.

İyi oto servisi = (Bilgili-tecrübeli usta-yetenikli usta) + Yeterli teknolojik donanım (arıza test cihazları) + makul maliyet + iyi insani ilişkiler ve iletişim

Tüm oto servislerinin yukarıda formüle edilmiş niteliklerle çalışması, uzun vadede daha fazla kazandırır. Castrol –elf- mobil 1 vb. marka yağ koydum deyip, arkadaki varilden ucuz yağ koyarak daha fazla para kazanmaya çalışmak veya pahalı parça fiyatına ucuz yedek parça kullanmak, uzun vadede oto servisine kaybettirir.

Yetkili Servis Mi ? Özel Servis Mi ? Oto Servislerine Genel Bir Bakış ve Karşılaştırma

Bu kısımda her iki oto servis türünün özellikleri, avantajları ve dezavantajları “genelleme yapılarak” , gözlemlere dayalı olarak ve tarafsızca sunulmuştur. Tabi ki bu özelliklerin tam tersi olduğu durumlar söz konusu olabilir. 

Yetkili ve özel servis karşılaştırması;

*Yetkili servisin işçilik saat ücreti daha pahalı

*Özel servisin işçilik ücreti daha ucuz

*Yetkili servis orijinal yedek parça kullanır, parça fiyatları daha pahalıdır.

*Özel servis hem orijinal yedek parça hem yan sanayi yedek parça kullanır, daha ucuz olabilir veya aynı fiyattır.

*Yetkili serviste motor elektroniği arıza bilgisi daha fazladır, yüzlerce (dünya çapındaysa binclerce) servis senkronize çalışır, tüm arızalar bir merkezde toplanır, çözümü tüm servislere bildirilir (servis bültenleriyle), bilgi paylaşımı servisler arası sınırsızdır. Elektromekanik arıza teşhisinde daha ileridirler. Yeni teknolojilerden yeni nesil motorlardan sistematik olarak haberdardırlar ve eğitimini alırlar.

*Özel servislere sistematik olarak yeni teknolojik bilgi akışı yoktur veya çok azdır, özel servisler birbirlerine bilgi aktarmazlar, arıza ve konular hakkında bilgi akışları yoktur-azdır. Yeni teknolojilere erişimleri kısıtlıdır. Yeni gelen araç modeline hakim olabilmeleri zaman alır.

*Yetkili servisler, ilgili markanın tescilli lisanslı full versiyonlu diyagnostik yazılımını kullanırlar, bu cihazla çok detaylı ve doğru olarak arıza teşhisi yapabildikleri gibi, arızanın çözümü hakkında detaylı bilgi bizzat diyagnostik yazılımı tarafından sağlanır. Bu sayede motor elektroniği ve sensör arızaları gibi konularda çok daha isabetli sorun giderme hizmeti verebilirler. Bu arıza yazılımını-donanımını özel sektörle paylaşmazlar veya çok pahalı olarak paylaşırlar.

*Özel servislerin, ilgili markanın lisanlı diyagnostik yazılımları yoktur veya nadiren vardır. Bazıları tüm araçlar için ortak kullanılan diyagnostik yazılımını kullanırlar. Bu sebeplerle motor elektroniği ve sensör arızaları konusunda yetkili servisler kadar isabetli ve sorun giderici hizmeti sağlayamayabilirler. Şikayetin giderilmesi konusunda daha zayıftırlar.

*Yetkili servisler (nispeten)  ve müşteriye bilgi verip sormadan, anlamsız gerekli gereksiz parça değişimleri ve bakım yapmazlar, fiyatı gereksiz şişirmezler.

*Özel servislerde, gerekli gereksiz ve müşteriye sormadan parça değişimleri ve bakımlar yapıldığı görülmektedir.  Gereksiz yere fiyat –masraf yukarı çekilebilir. Yaşanan bir örnek: daha yeni klima gazı değiştirilmiş aracın, sorulmadan klima gazı değiştirilmesi, temmuz ayında antifiriz değişimi vb. Daha kötü ihtimalse, bunların gerçekten değiştirildiğini bilemezsiniz bile.

*Yetkili servisler özel bazı durumlar dışında tamir yapmazlar, bozuksa değiştir prensibiyle çalışırlar. Bu durum arızanın kesin çözümünü sağlıyorsa da, küçük bir müdahaleyle düzeltilebilecek bir arızanın maliyetini arttırmaktadır, bu sebeple müşteriye maliyeti daha fazla olabilmektedir. Örneğin küçük bir parçası değiştirilse veya lehim yapılsa normale dönecek olan alternatörü, direkt yenisiyle değiştirirler. Bu yöntemi uygun bulup bulmamak müşteriye kalmıştır.

*Özel servisler, tamiri mümkünse tamir işlemi yapmaktadırlar, bu durum maliye büyük ölçüde azaltmaktadır. Fakat özel servisler de zaman ilerledikçe tamir işlemini azaltmakta, bozuk olanı hemen değiştirme yolunu giderek daha fazla benimser hale gelmektedirler.
Yetkili servis çalışanlarının “mekanik tamir” yetenekleri iyi bir özel servise göre düşük olabilmektedir. Mekanik arızalar konusunda (nispeten) pratik-kurtaran çözümler üretemezler. Daha çok robotize şekilde prosedürü uygulayan yöntem benimsemişlerdir. Sistemin çalışması, arızası hakkında kapsamlı fikir yürütme kabiliyetleri; parça değişimi ve bilgisayarlı diyagnostik prosedürüne bağlı, akıl-fikir yürütmenden uygulandığı için azalmıştır. Bununla birlikte iyi bir yetkili serviste, her konuda çok bilgili ve tecrübeli tam olarak ustalaşmış kişiler de bulunabilmektedir.

*Özel servisler “mekanik” arıza çözümünde daha yetenekli, daha donanımlı ve daha pratik çözümler sunabilmektedirler. Tamir yetenekleri, yetkili servisten daha fazladır, bu durum maliyet olarak müşteriye avantaj sağlar.

*Yetkili servisler, müşteriye daha kaliteli ve nezih bir ortam sunar, randevulu çalışırlar. Daha nazik ve saygılı iletişimle müşterinin memnuniyetini sağlarlar.

*Özel servisler, karşılama bekletme konusunda daha düşük hizmet kalitesi sunarlar. İletişim konusunda büyük eksiklikleri vardır, müşteriyle yeterince ilgilenme ve yeterli saygıyı gösterme konusunda eksiklikleri vardır. Tanıdık bir servis bulmadan iş yaptırmak eziyete dönüşebilmekte, rica minnet iş yaptırma gibi çok kötü durumlar gözlenebilmektedir.

*Yetkili servis, yaptığı tamirin – işlemin ve parçanın garantisini kurumsal anlamda verir, parça değişiminde parça garantisi vardır, tüm kayıtlar düzenli tutulur.

*Özel servislerde yaptığı tamirin – işlemin ve parçanın garantisi konusu biraz daha kurumsallıktan uzaktır, parça garantisi verilmekteyse de, işlemler yeterince resmi-kayıt altında tutulmayabilmektedir. Parçanın veya işlemin faturası istendiğinde, +kdv isteyebilirler. Sonuç olarak garanti belgesi-fatura yerine kartvizit ve "bir şey olursa biz buradayız" cevabı alınabilir.

*Yetkili servisler indirim ve pazarlık yapmazlar.

*Özel servisler indirim ve pazarlık yapabilirler.

Not: Araç sahibi veya servis çalışanı olarak tecrübelerinizi yorum kısmından paylaşabilirsiniz.
Devamını oku...

En Yeni Konular

Yazılı içeriklerin kopyalanması ve başka sitelerde yayınlanması yasaktır.